| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
hayata dair herşeyRSSYorum RSS
9 "yaşam" etiketi kullanan gönderi "yaşam" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Ahmet Efe-Atalay-Arsan ve Diğerleri 

bebekİnsanların hayatlarında çok önemli evreler vardır.Bazen bir sınav,bazen iş kurma,bazen de ailesi ile ilgili olaylar.İşte bu önemli evrelerden aile kavramı içinde eşlerin hayata evlilikten sonra ortak bakmayı sağlayan unsur çocuk olsa gerek.Bunu çevremdeki arkadaşlarımın ailelerinde 1-2 yıldır görerek doğrulamaktayım.Hep derler ya çocuk insanı hayata bağlayan evliliği daha da anlamlı hale getiren ve herşeyini ona göre ayarladığın bir olaydır diye.İnsan bu gibi olayları yaşadığı sürece bu ortak bağları görebilmekte.

Bu satırları yazmam her insanda olduğu gibi çocuk sevgisinden ziyade yakın bir aile dostumuzun dünyaya gelen çocuklarından dolayı mutluluklarını paylaşmak içindir.14-Nisan-2008 Pazartesi doğumlu olan Ahmet Efe Biga Devlet Hastanesinde dünyaya gözlerini açmış durumda.Ahmet Efe'ye ve dostlarıma bir ömür boyu mutluluklar diliyorum.Sağlıklı bir ömür umarım onları beklemektedir.Bu arada blogumun isim kahramanları ikiz yeğenleriminin çok yaramazlık yaptığını duydum.Duydum diyorum bizler Biga'da onlar Akşehir'de olunca görüşme imkanı olmuyor ve 3 yaşında olmalarında dolayıda artık çevre ile olan irtibatları daha gelişmiş düzeyde.Bu da anne ve babaya yaramazlık olarak geri dönmekte.Derler ya düşe kalka büyüyecekler beklenende bu zaten bir bakmışşın anasınıfı,bir bakmışşın lise,bir bakmışşın...artık büyümüşler.Ama anne ve babanın gözünde büyümek izafi bir kavram olduğu için onlar hep çocukturlar.Hem Ahmet Efe'nin,hem de Atalay ile Arsan'ın bir ömür boyu çocuk duyguları ile hayata tertemiz bakabilmeleri dileğiyle.

Aziz Yıldırım Mı Tayyip Erdoğan Mı 

Fenerbahçe'nin bugünkü haline gelmesinde en büyük etkenlerden biride başkan Aziz Yıldırım'dır.Aziz Yıldırım ve arkadaşlarının akıllı bir şirket yönetimi ile kulüp maddi açıdan belli bir seviyeyi yakalamış ve bunun da takıma aynı zamanda taraftara yansıma olumlu sonuçlanmıştır.Son şampiyonlar ligi galibiyettinden sonra yapılan olumlu eleştirilerden birini de Yunan gazetelerinden geldi.Daha doğrusu eleştiri yerine farklı bir bakış desek daha yerinde olur.

Başkan Aziz Yıldırım'ın son yıllarda taraftarda bıraktığı popülerlik ve bu popülerlikle beraber kişiler üzerinde etkili bir inandırıcılığını siyasi açıdan değerlendirerek ''İsterse Erdoğan'ı İndirebilir'' şeklinde bir başlık atmışlar.Bu başlığı atmalarında ki geçerli sebeblerden biride Fenerbahçe'yi her yönüyle iyi analiz etmelerinin önemi büyük olmalı.Analizlerinden biride taraftar sayısı ile haklı bir gurur duyan Fenerbahçe'liler takımlarını ''Fener Cumhuriyeti'' olarak nitelendirmelerinin arkasındaki yatsınamaz gerçeklerdir.Bu gerçekler toplumumuzda ki futbol aşkını hatta ''...takımım için herşeyi yapabilirim'' şeklinde davranışları doğurmakta.Kendi babamdan hatırlarım zannedersem 4-5 yıl önce Galatasaray'ın ekonomik krizi sonucu futbolculara dahi para ödeyemez hale gelmişken Adnan Polat'ın o zamanlar başlattığı taraftarlardan para yardımı şeklinde bir nevi kampanyaya babamda belli oranda katkıda bulunmak istemesi bile futbolun insanların gözündeki değerini göstermektedir.

Erdoğan'ı indirir mi indirmez mi onu bilemem ama farklı bir açıdan bakıldığında eğer komplo teorisi şeklinde bir yorum getirmek istersek siyasetteki bazı oluşumların aşiret,cemaat şeklinde yürümesi ve belli noktalara gelmesi ileride bir takımın taraftarlarının siyaset ortamında bir kişi tarafından etkili duruma getirilmesi beklenen bir olay olmalıdır.Eğer gerçek anlamda bu olay gerçekleşirse ki Türkiye'de olmaz denilen nice olaylar olmuştur,yeni bir siyasi topluluk doğmaması için hiç bir neden kalmaz.

Kendimizden olayı düşünürsek eğer oy verme esnasında toplumdaki insanlar neyi kriter alarak partileri şeçmekte ya da seçim zamanı o böyle yaptı bu böyle yaptı bir de buna vereyim şeklinde değerler biçerek oy kullanmaktayız.Sonuçta Yunan gazetesinin bakış açısı Türkiye için geçerli olabilecek nedenlerden bir olarak gözükmekte.

Küçük Nesnelerin Hayatımızdaki Yeri 

Küçük nesnelerin doğal ortamlardaki duruşlarını gösteren fotoğraflar değişik mekanlardaki anlatımlarla farklılık yaratmış.Düşüncede ilginç ve güzel daha bir sürü olayla beraber insanların günlük duruşlarını bu tür nesnelerle yansıtan little-people sitesi sizlerede ilginç gelecektir.Çoğumuz zaman zaman düşünmüştür,nesnelerin hayatımızdaki yerini mesela bir trafik anında bir metroda bir yolculukta.Hani derler ya hayatın anlamı küçük ayrıntılarda gizlidir diye.

Farklı Araba Modelleri 

Artık insanların araba sahibi olması eskisi kadar zor değil.Gerçi bu bizim ülkemiz için gerçili bir olay haline geldi son yıllarda ama bu araba olayını çoktan aşan ülkeler(Almanların 1976 yılında ABS sistemini bulması gibi...) artık arabaların yakıt ve kullanılan madde yönünden yeni modellerini geliştirmekte.Bu gelişmeler olurken değişmeyen tek şey belki de park sorunu bunu da farklı modeller ile aşmış durumda olan arabalar ve bir iki değişik model burada

Oyun Kağıtlarından Yapılan Evler 

Oyun kartlarından nasıl oluyorda oluyor tarzında evler daha doğrusu ufak şehirler yapan insan.Değil ev yapmak bir destede ki 52 kağıttan 4-5 kat dahi yapmak neredeyse çok zor olmasına rağmen arkadaş binalardan ufak şehirler yapm

Uçurum Manzaralı Evler 

Yandaki resimden de anlaşılacağı gibi photoseek sitesinde dağların üstüne yapılan ve ilk aşamada nasıl inşa edildiği merak konusu olan evlerin benzer resimlerini bulacaksınız

Afrika'dan Farklı Resimler 

Afrikanın doğa yaşamından he yerde bulamayacağınız fotoğraflar.Bu fotoğrafların özellikleri görsellik açısından farklı olması.Fotoğraflara younggalleryphoto sitesinden bakabilirsin

Karadelikler Hakkında Bir Şeyler 

Gökyüzü binlerce yıldır tutkunu olduğu muz ve anlayabilmek uğrunu büyük gayretler sarf ettiğimiz meraklarımızın basında gelir, insanoğlu, başının üstündeki o sonsuz ve bir o kadar da gizemli uzayı tanıyabilmek için elinden gelen tüm imkanları seferber etmiş, geliştirdiği dürbünlerle, teleskoplarla, uydularla uzayın derinliklerinde ne olup bittiğinden haberdar olmaya çalışmıştır. Araştırmaları süresince, evrendeki konumunun ne olduğu konusunda bir karara varabilmiş, bunun yanında gittikçe artan yeni sorunlarla karşı karsıya kalmıştır.

Bugün, artık devasa bir evrende herhangi birinden pek farklı olmayan bir galakside ve küçük sayılabilecek bir yıldızın çevresinde hayatımızı devam ettirmeye çalıştığımızı biliyoruz. Yine sunun da farkındayız ki, en gelişmiş aletlerimizle ancak uzayın çok küçük bir bölümünü izleyebiliyoruz. Fakat buna rağmen, evrende bulunan maddenin yoğunluğu, kainatın ve dünyamızın yaşı, big-bang'le evrenin nasıl oluştuğu gibi birçok kozmolojik sorunu açıklayabilecek derecede fikir sahibiyiz.

Evrendeki olayları, zaman zaman gözlemlerimizden hareketle bazen de ortaya attığımız kuramlarla açıklamaya çalışırız. Bu durumda, evrende olup olmadığını bilmediğimiz bir takım sonuçlara da varabiliriz. İşte karadelikler de varlığı konusunda hiçbir şey bilinmeden, bütün matematiksel açıklamaları ve teorileri elde edilmiş nadir konulardan biridir.

İlk defa 1969'da Amerikalı J. Wheeler tarafından adlandırılan karadelikler sonsuz yoğunlukta madde taşıyabilen gök cisimleridir. Güneş'ten yüzlerce kere daha büyük olan yıldızlar, yaşamlarının sonunda o kadar küçülürler ki bir nokta kadar boyutsuz, hacimsiz bir yapıya bürünebilirler. Öyle ki, bu yapıdan bir çay kaşığı kadar almaya kalksanız: tonlarca maddeyi taşımanız gerekir. Bu yoğun ve kavranılması güç oluşumlar, karadeliklere çok yoğun ve etkili bir çekim alanı kazandırır. Nitekim, A.Einstein'ın özel relativite teorisinde belirttiği "evrendeki en yüksek hıza sahip ışık" bile karadeliklerin yeterince yakınına geldiğinde bu güçlü kütle çekimine yenilerek, karadelikler tarafından yutulur. VVheeler, hiç şüphe yok ki, üzerine gelen ışığı yutabildi-ğinden dolayı karadeliklere bu ismi vermişti.

Karadeliklerin gözlemlenmesi

Karadelikler, üzerlerine gelen her maddeyi ve ışığı kolayca emebildiklerinden dolayı hiçbir zaman doğrudan gözlenemezler. Çünkü, bir cismi görebilmemiz İçin, ancak ondan bize ışık ışınlarının gelmesi gerekir. Bir karadelik ise, uzaydaki gaz ve tozları toplarken çevresindeki uzayda bir takım değişiklikler yapar. İste. onları bu etkilerinden yararlanarak, dolaylı yoldan gözleyebiliriz.

Karadeliklerin gözlemlenebilirle yöntemlerinden biri, çevresinde yarattığı çok güçlü çekimsel alandan geçen ışığın, sapmasının Ölçülmesidir. Kuvvetli çekim alanlarından gecen ışık ısınları, bildiğimiz doğrusal yolundan sapar. Bu ilke. gerçekte yıldız, gezegen, nebula gibi uzayda bulunan büyük kütlelerin, bulundukları yerlerde kütlelerinin büyüklüğüne göre. göremediğimiz ancak teorik ve deneysel olarak bilinen eğrilikler, çukurluklar oluşturmasından ileri gelir, Sözgelimi. Güneş'in çevresinde bu eğrilik çok az olduğundan, ışık 1.64 sn'lik bir acı farkıyla eğilir. Ama bunu karadelikler için düşündüğümüzde, saptırıcı etkinin çok daha büyük olduğunu görürüz. Bir karadeliğin arkasında bulunan bir yıldızdan çıkan ışının bize ulaşabilmesi için O en az iki yolu vardır. İşık ısınlarının her biri. karadeliğin bir yai nından gelmek üzere ayrılarak bize ulaşırlar. Dolayısıyla biz. bir yıldızı ikiymiş gibi görürüz. Bu olaya "çekimsel mercek" etkisi denir.

Meslek Seçiminin Önemi 

İnsanlar hayata dair birçok alanda seçimler yaparak yaşamlarına yön verirler. Yapılan seçimlerin tamamı insanın hayatına çeşitli yönlerden etkide bulunur. Belirli bir yaşa kadar kararlar büyükler tarafından verilir. Kararların sağlıklı ve doğru sonuçlar üretmeleri kararı verenlerin koşullarına, olanaklarına, yeterliliklerine, niyetlerine vb. konulara bağlıdır. Bu kararlarda, örnek olarak ilkokulun seçimi verilebilir. Nasıl bir eğitim temelinin alınacağını bu seçim belirleyebilir. Bunun yanında çocukların beslenme alışkanlığından tutun da günlük birçok faaliyetteki kararlarında, giysi beğenilerinde, sosyal becerilerinin oluşumunda ailenin kararları etkilidir. Bu anlamda anne–babalar kendi beklentileri doğrultusunda ve kendilerince yaşam gerçekleriyle başedebilen bireyi yetiştirme çabasıyla karar alıp uygulamaya çalışırlar. Ta ki gelişimle birlikte kendi kararlarını vermek isteyen bir çocuk / genç ile karşılaşıncaya kadar. Tabi ki bu çocukluk döneminde çocukların kendi kararları da olmaktadır. Ancak alınacak karar ile birlikte sorumluluk duygusunun da gelişimi söz konusudur. Birçok hayati konuda kararı ailenin verdiğini görüyoruz. Bu, yaşamın doğal akışı içinde doğru ve geçerli bir durumdur. Ancak çocuğun/gencin kendi duyum/düşünce davranışları ile ilgili bilinci geliştikçe yaşamı ile ilgili kararları kendisinin alma çabası içinde olduğunu görüyoruz. Gencin kararlarını kendi alma çabası aslında genelde insanların bağımsızlaşma gereksiniminin ve ayrı bir kişi olarak varolduğunu göstermenin bir göstergesidir. Gencin çeşitli tepkilerinin de bu bağımsızlaşma ve varlığını kanıtlama yönünde olması doğal bir gelişim sürecidir. İnsanın gelişimini açıklayan kuramlara bakıldığında mesleki kararın oluştuğu dönemin bir ölçüde ergenlik dönemi ile çakıştığı da görülebilir.
İnsanların yaşamlarının uzun bir bölümünü, eğitim süreci ve sonraki bölümünü de mesleki yaşamı etkiliyor. Eğitim sürecinde kimliğimiz “öğrenci” olarak tanımlanmaktadır. Bir mesleği edindikten sonra ise ismimizin önüne mesleki tanımlamamız konulmaktadır. Düşünün, insanın yaptığı (öğrenciyken ders çalışma, mesleğini yaparken mesleki faaliyeti) çalışmaları yaşamından çıkardığınızda hayatın anlamındaki yoksunluk nasıl ortaya çıkmaktadır. Bunun nedeni ise üretmenin ve çalışmanın insanın yaşamında birçok ihtiyacını karşılayabilmek için gerekli çok önemli bir faaliyet ve gereksinim olmasındadır. Bu denli yaşamsal öneme sahip olan konu gelip meslek seçiminde düğümlenmektedir. Başarılı insanlar, yaptıkları işi ya da sahip oldukları mesleği bir yaşam biçimine dönüştüren ve mesleklerini yaşayan insanlar olmaktadırlar. Tabi bu durumda doğru mesleğe ulaşmanın yolu daha da önemli oluyor. Çünkü vasat bir mesleki yaşam insanın yaşamındaki diğer alanları da olumsuz etkileyebilir ve tadı acılaşmış bir yaşama neden olabilir. Yani mesleki kimliğimiz hayatımızın önemli bir bölümünü oluşturuyor.
Meslek, hem insanın mesleğine ilişkin seçimiyle biçimlenen hem de mesleğin özellikleri itibariyle kişiyi etkileyerek onun yaşamını biçimlendiren bir konumdadır. Her mesleğin insanın kişiliğini yoğun biçimde etkileyen yönleri bulunmaktadır. Aynı zamanda mesleğin gerektirdiği kişilik özelliğinden dolayı o mesleğin seçildiği de bazı kuramcılar tarafından ifade edilmektedir. Yani meslek insanlar için para kazanmanın dışında birçok psikolojik gereksinimlerini de ifade edebilmesi ve karşılamasında araç olduğu için çok önemlidir. Sonuçta yaşamdan genel anlamda elde edilen psikolojik doyumu etkileyen bir konu olmaktadır. Bakın bir meslek yaşamı insanların ne tür özelliklerini etkiliyor:
• Meslek, insanların kendilerini geliştirmelerini ve bir kimlik oluşturmasını belirler.
• Mesleki yaşam, insanın toplumsallaşmasını ve toplumsal bir kimlik oluşturmasını belirler.
• Meslek aracılığı ile insan çevresi ve dünya ile bağlar kurar, bu anlamda bireyin iletişim ihtiyacı karşılanır.
• Mesleki yaşam, insana yaşamsal bir düzenlilik sağlar.
• Meslek, insana yetenek ve becerilerini geliştirme olanağı sağlar. Bu yolla insanın yaşama katkısı ve kendini ifade etme olanağı gelişir.
• Toplumdaki konumumuz ve saygınlığımız mesleğimizi yaparken oluşan doyum düzeyimize ve mesleğimize bağlıdır.
• Mesleki faaliyetler, insanın yaşamına bir anlam katar.
Meslek seçiminin önemi, yukarıda sıralanan bireysel ve toplumsal katkılarla beraber ülkenin ekonomisine ve her alandaki verimliliğine etki eden faktör haline dahi gelebilmektedir. Çünkü mesleğini coşkuyla yaşayan kişiler hem çevrelerine hem de ülkelerine çok yönlü katkıda bulunmaktadırlar. Hepimiz işini iyi yapan insanların ülkemizde çoğalmasının sürekli bir gelişmeye katkıda bulunacağını biliyoruz. Bu konuda iyi örnek olması açısından Fatih Terim’in yaptığı işi çok iyi yapmayı hedeflemesinin ve yapabilmesinin toplumumuza kattığı artıları düşünebiliriz. Bilimde, ekonomide, sanatta, sporda ve daha da önemlisi eğitim alanında gerçekten işini iyi yapan, daha doğru deyişle “işini yaşayan” insanların ve bize “evet doğru mesleği seçmiş” dedirten insanların çok olması, göründüğü gibi bireyin mutluluğundan ülkenin gelişmesine kadar etkili olan bir konudur.