Blog nedir? . . . Kendine blog oluştur ;)
hayata dair herşeyRSSYorum RSS
4 "reklam" etiketi kullanan gönderi "reklam" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Karadelikler Hakkında Bir Şeyler 

Gökyüzü binlerce yıldır tutkunu olduğu muz ve anlayabilmek uğrunu büyük gayretler sarf ettiğimiz meraklarımızın basında gelir, insanoğlu, başının üstündeki o sonsuz ve bir o kadar da gizemli uzayı tanıyabilmek için elinden gelen tüm imkanları seferber etmiş, geliştirdiği dürbünlerle, teleskoplarla, uydularla uzayın derinliklerinde ne olup bittiğinden haberdar olmaya çalışmıştır. Araştırmaları süresince, evrendeki konumunun ne olduğu konusunda bir karara varabilmiş, bunun yanında gittikçe artan yeni sorunlarla karşı karsıya kalmıştır.

Bugün, artık devasa bir evrende herhangi birinden pek farklı olmayan bir galakside ve küçük sayılabilecek bir yıldızın çevresinde hayatımızı devam ettirmeye çalıştığımızı biliyoruz. Yine sunun da farkındayız ki, en gelişmiş aletlerimizle ancak uzayın çok küçük bir bölümünü izleyebiliyoruz. Fakat buna rağmen, evrende bulunan maddenin yoğunluğu, kainatın ve dünyamızın yaşı, big-bang'le evrenin nasıl oluştuğu gibi birçok kozmolojik sorunu açıklayabilecek derecede fikir sahibiyiz.

Evrendeki olayları, zaman zaman gözlemlerimizden hareketle bazen de ortaya attığımız kuramlarla açıklamaya çalışırız. Bu durumda, evrende olup olmadığını bilmediğimiz bir takım sonuçlara da varabiliriz. İşte karadelikler de varlığı konusunda hiçbir şey bilinmeden, bütün matematiksel açıklamaları ve teorileri elde edilmiş nadir konulardan biridir.

İlk defa 1969'da Amerikalı J. Wheeler tarafından adlandırılan karadelikler sonsuz yoğunlukta madde taşıyabilen gök cisimleridir. Güneş'ten yüzlerce kere daha büyük olan yıldızlar, yaşamlarının sonunda o kadar küçülürler ki bir nokta kadar boyutsuz, hacimsiz bir yapıya bürünebilirler. Öyle ki, bu yapıdan bir çay kaşığı kadar almaya kalksanız: tonlarca maddeyi taşımanız gerekir. Bu yoğun ve kavranılması güç oluşumlar, karadeliklere çok yoğun ve etkili bir çekim alanı kazandırır. Nitekim, A.Einstein'ın özel relativite teorisinde belirttiği "evrendeki en yüksek hıza sahip ışık" bile karadeliklerin yeterince yakınına geldiğinde bu güçlü kütle çekimine yenilerek, karadelikler tarafından yutulur. VVheeler, hiç şüphe yok ki, üzerine gelen ışığı yutabildi-ğinden dolayı karadeliklere bu ismi vermişti.

Karadeliklerin gözlemlenmesi

Karadelikler, üzerlerine gelen her maddeyi ve ışığı kolayca emebildiklerinden dolayı hiçbir zaman doğrudan gözlenemezler. Çünkü, bir cismi görebilmemiz İçin, ancak ondan bize ışık ışınlarının gelmesi gerekir. Bir karadelik ise, uzaydaki gaz ve tozları toplarken çevresindeki uzayda bir takım değişiklikler yapar. İste. onları bu etkilerinden yararlanarak, dolaylı yoldan gözleyebiliriz.

Karadeliklerin gözlemlenebilirle yöntemlerinden biri, çevresinde yarattığı çok güçlü çekimsel alandan geçen ışığın, sapmasının Ölçülmesidir. Kuvvetli çekim alanlarından gecen ışık ısınları, bildiğimiz doğrusal yolundan sapar. Bu ilke. gerçekte yıldız, gezegen, nebula gibi uzayda bulunan büyük kütlelerin, bulundukları yerlerde kütlelerinin büyüklüğüne göre. göremediğimiz ancak teorik ve deneysel olarak bilinen eğrilikler, çukurluklar oluşturmasından ileri gelir, Sözgelimi. Güneş'in çevresinde bu eğrilik çok az olduğundan, ışık 1.64 sn'lik bir acı farkıyla eğilir. Ama bunu karadelikler için düşündüğümüzde, saptırıcı etkinin çok daha büyük olduğunu görürüz. Bir karadeliğin arkasında bulunan bir yıldızdan çıkan ışının bize ulaşabilmesi için O en az iki yolu vardır. İşık ısınlarının her biri. karadeliğin bir yai nından gelmek üzere ayrılarak bize ulaşırlar. Dolayısıyla biz. bir yıldızı ikiymiş gibi görürüz. Bu olaya "çekimsel mercek" etkisi denir.

Meslek Seçiminin Önemi 

İnsanlar hayata dair birçok alanda seçimler yaparak yaşamlarına yön verirler. Yapılan seçimlerin tamamı insanın hayatına çeşitli yönlerden etkide bulunur. Belirli bir yaşa kadar kararlar büyükler tarafından verilir. Kararların sağlıklı ve doğru sonuçlar üretmeleri kararı verenlerin koşullarına, olanaklarına, yeterliliklerine, niyetlerine vb. konulara bağlıdır. Bu kararlarda, örnek olarak ilkokulun seçimi verilebilir. Nasıl bir eğitim temelinin alınacağını bu seçim belirleyebilir. Bunun yanında çocukların beslenme alışkanlığından tutun da günlük birçok faaliyetteki kararlarında, giysi beğenilerinde, sosyal becerilerinin oluşumunda ailenin kararları etkilidir. Bu anlamda anne–babalar kendi beklentileri doğrultusunda ve kendilerince yaşam gerçekleriyle başedebilen bireyi yetiştirme çabasıyla karar alıp uygulamaya çalışırlar. Ta ki gelişimle birlikte kendi kararlarını vermek isteyen bir çocuk / genç ile karşılaşıncaya kadar. Tabi ki bu çocukluk döneminde çocukların kendi kararları da olmaktadır. Ancak alınacak karar ile birlikte sorumluluk duygusunun da gelişimi söz konusudur. Birçok hayati konuda kararı ailenin verdiğini görüyoruz. Bu, yaşamın doğal akışı içinde doğru ve geçerli bir durumdur. Ancak çocuğun/gencin kendi duyum/düşünce davranışları ile ilgili bilinci geliştikçe yaşamı ile ilgili kararları kendisinin alma çabası içinde olduğunu görüyoruz. Gencin kararlarını kendi alma çabası aslında genelde insanların bağımsızlaşma gereksiniminin ve ayrı bir kişi olarak varolduğunu göstermenin bir göstergesidir. Gencin çeşitli tepkilerinin de bu bağımsızlaşma ve varlığını kanıtlama yönünde olması doğal bir gelişim sürecidir. İnsanın gelişimini açıklayan kuramlara bakıldığında mesleki kararın oluştuğu dönemin bir ölçüde ergenlik dönemi ile çakıştığı da görülebilir.
İnsanların yaşamlarının uzun bir bölümünü, eğitim süreci ve sonraki bölümünü de mesleki yaşamı etkiliyor. Eğitim sürecinde kimliğimiz “öğrenci” olarak tanımlanmaktadır. Bir mesleği edindikten sonra ise ismimizin önüne mesleki tanımlamamız konulmaktadır. Düşünün, insanın yaptığı (öğrenciyken ders çalışma, mesleğini yaparken mesleki faaliyeti) çalışmaları yaşamından çıkardığınızda hayatın anlamındaki yoksunluk nasıl ortaya çıkmaktadır. Bunun nedeni ise üretmenin ve çalışmanın insanın yaşamında birçok ihtiyacını karşılayabilmek için gerekli çok önemli bir faaliyet ve gereksinim olmasındadır. Bu denli yaşamsal öneme sahip olan konu gelip meslek seçiminde düğümlenmektedir. Başarılı insanlar, yaptıkları işi ya da sahip oldukları mesleği bir yaşam biçimine dönüştüren ve mesleklerini yaşayan insanlar olmaktadırlar. Tabi bu durumda doğru mesleğe ulaşmanın yolu daha da önemli oluyor. Çünkü vasat bir mesleki yaşam insanın yaşamındaki diğer alanları da olumsuz etkileyebilir ve tadı acılaşmış bir yaşama neden olabilir. Yani mesleki kimliğimiz hayatımızın önemli bir bölümünü oluşturuyor.
Meslek, hem insanın mesleğine ilişkin seçimiyle biçimlenen hem de mesleğin özellikleri itibariyle kişiyi etkileyerek onun yaşamını biçimlendiren bir konumdadır. Her mesleğin insanın kişiliğini yoğun biçimde etkileyen yönleri bulunmaktadır. Aynı zamanda mesleğin gerektirdiği kişilik özelliğinden dolayı o mesleğin seçildiği de bazı kuramcılar tarafından ifade edilmektedir. Yani meslek insanlar için para kazanmanın dışında birçok psikolojik gereksinimlerini de ifade edebilmesi ve karşılamasında araç olduğu için çok önemlidir. Sonuçta yaşamdan genel anlamda elde edilen psikolojik doyumu etkileyen bir konu olmaktadır. Bakın bir meslek yaşamı insanların ne tür özelliklerini etkiliyor:
• Meslek, insanların kendilerini geliştirmelerini ve bir kimlik oluşturmasını belirler.
• Mesleki yaşam, insanın toplumsallaşmasını ve toplumsal bir kimlik oluşturmasını belirler.
• Meslek aracılığı ile insan çevresi ve dünya ile bağlar kurar, bu anlamda bireyin iletişim ihtiyacı karşılanır.
• Mesleki yaşam, insana yaşamsal bir düzenlilik sağlar.
• Meslek, insana yetenek ve becerilerini geliştirme olanağı sağlar. Bu yolla insanın yaşama katkısı ve kendini ifade etme olanağı gelişir.
• Toplumdaki konumumuz ve saygınlığımız mesleğimizi yaparken oluşan doyum düzeyimize ve mesleğimize bağlıdır.
• Mesleki faaliyetler, insanın yaşamına bir anlam katar.
Meslek seçiminin önemi, yukarıda sıralanan bireysel ve toplumsal katkılarla beraber ülkenin ekonomisine ve her alandaki verimliliğine etki eden faktör haline dahi gelebilmektedir. Çünkü mesleğini coşkuyla yaşayan kişiler hem çevrelerine hem de ülkelerine çok yönlü katkıda bulunmaktadırlar. Hepimiz işini iyi yapan insanların ülkemizde çoğalmasının sürekli bir gelişmeye katkıda bulunacağını biliyoruz. Bu konuda iyi örnek olması açısından Fatih Terim’in yaptığı işi çok iyi yapmayı hedeflemesinin ve yapabilmesinin toplumumuza kattığı artıları düşünebiliriz. Bilimde, ekonomide, sanatta, sporda ve daha da önemlisi eğitim alanında gerçekten işini iyi yapan, daha doğru deyişle “işini yaşayan” insanların ve bize “evet doğru mesleği seçmiş” dedirten insanların çok olması, göründüğü gibi bireyin mutluluğundan ülkenin gelişmesine kadar etkili olan bir konudur.

Uluğ Bey Kimdir ? 

reklamyapÇoğumuz ya da bizlere okullarda öğretilen şekli ile dünyanın güneş etrafında döndüğünü Gallie bulmuştur diye öğretilmiştir.Aslında doğrusu Uluğ Bey Gallie'den 500 yıl önce bu tür bir çalışma yaparak Gallie'den daha iyi bir tahminle ( 5 saniye daha iyi olarak ) dünyanın güneş etrafında döndüğünü bulmuştur
Tabiki bizlere ilkokul yıllarında öğretilenlerin araştırmasını hemen yapmak mümkün değil ama bize doğru diye sunulanları,bizlerde öğrencilerimize yanlış olduğunu ve doğrusunun ne olduğunu öğretebiliriz

Eğitim ve Sınıf Öğretmenleri İçin Tavsiye 

Tavsiye forumlarımızdan bir tanesidir.Eğitim ve sınıf öğretmenliği adına güzel ve düzeyli paylaşımlarda bulunmak isteyenler...Hemen Tıklayınse