22 Haziran 2008 21:53 · fizikbilim
· Etiketler
dünya
,
ekran
,
küresel
,
ntv
,
temmuz
,
türkiye
,
yeşil
,
çevre
,
ısınma
Temmuz ayı ile beraber Ntv'de Yeşil Ekran isimli bir yayın kuşağı başlıyor.Amacı dünyada ve Türkiye'de çevre ile ilgili olan biten bildiklerimiz veya bilmediğimiz ne varsa bu ekranda öğreneceğiz.Yeşil Ekran ile ilgili geniş açıklamayı buraktolga.com/Ntv'nin Ekranı Temmuz'da Yeşil Olacak yazısında bulacaksınız.
15 Nisan 2008 21:33 · fizikbilim
· Etiketler
anasınıfı
,
ekliyoruz
,
eğitim
,
haber
,
kampanya
,
ntv
,
okul
,
okulöncesi
,
televizyon
,
unicef
Unicef ve Ntv Türkiye'de yeni bir kampanya başlattı.Kampanyanın ismi ''Anaokulu Ekliyoruz''Amaç
13 ilde anaokulları açarak 5 yaşındaki çocuklarıda okul öncesi eğitime kazandırmak.Bununla
ilgili katkıda bulunmak isteyenlere önce reklam kısımları verelim,okulekliyoruz sitesinden merak
ettiğiniz herşeye ulaşabilirisiniz.Ya da buraya bakmadanda 3005'e boş mesaj
atarak katkıda bulunabilirsiniz.Yapılmak istenenler güzel zaten
Ntv'nin bununla ilgili haber sayfasında ilgili yorumlardan da görüleceği gibi
eğitime yararlı olarak görülebilecek bu gibi katkılarda hep Ntv'nin imzası
var.Zaten televizyonun çoğunlukla haber kısmı ile ilgilenen benim gibi
kişilerin ilk olarak haber yönünden güvenebileceği kanallardan biri de
Ntv'dir.Bildiğim kadarıyla Doğuş Grubuna ait olan kanal ilk kurulduğu günden
beri hep seyre değer ve akılda kalıcı program ve etkinlikleri yayınlamakta.Kanal
için bu kadar reklam yaptıktan sonra asıl başlığımız olan anaokulu kampayasının
Türkiye'de ki durumuna dönmekte fayda var.
Anaokullarının özellikle son yıllarda önemi artmakla beraber (her zaman ki
gibi geç olsada) yapılan çalışmalarının olumlu sonuçlar verdiği
söylenebilir.Kendimden örnek vererek önemini vurgulamam gerekirse,öğretmenliğe ilk
olarak sınıf öğretmeni olarak başladığım yıllarda tek okullu bir mezra okulunda
ilköğretim birinci sınıf çocuklarına okuma yazma öğretmenin ne denli zor
olduğu-özelliklede anasınıfı eğitimi almadan-bilenler bilir.Bilmeyenler içinde
kısaca açıklamak gerekirse anasınıfında çocuklara
rakamların,harflerin,şekillerin ve benzeri olayların oyunlarla öğretilmesi
birinci sınıfa gelen bir öğrenciye okuma yazma ve matematiksel kavramlarının
verilmesini daha da kolaylaştırmaktadır.Zaten buraya kadar yazılanlar herkes
tarafından bilinen ve uygulamsının yapılmasının faydalı olarak görüldüğü
konulardır.Ama daha 6 yaşında ki çocuklara ülkemizde anasınıfına kazandırma
olayının yeni yeni gelişmekte olduğu bir dönemde bu gibi etkinliklerin daha çok
anasınıfı(6 yaş için) açma,açılan anaokulu yada anasınıflarının öğretmen ve
malzeme açısından güçlendirilmesi yönünden yapılması yararlı olacağını düşünmekteyim.
Okulekliyoruz kampanyası
düşünülmesi ve uygulama alanı yönünden yararlı buna itirazım yok ama bu olay
çok benzeşmese de ortak olarak gördüğüm bir olayı çağrıştırdı.Ülkemizde 8 yıllık
zorunlu eğitime geçiş dönemi ve bu dönemi izleyen yıllarda açılan okulların
sayılarının çoğalması 8 yıllık eğitimin faydalarını göstermiştir.Ama ülkemizin
dört bir yanında daha 5 yıllık okullarla dolu köy okulları bulunmakta iken ve
bunların araç gereç yönünden eksiklikleri varken değil 8 yıllık eğitim seçim zamanı partilerin 12 yıllık zorunlu eğitimden
bahsetmeleri ne denli olaydan uzak sadece olaya oy kaygısı ile baktıklarının bir göstergesidir..Bunları duyduğumda bu ülkenin gerçekten eğitimi bilen insanlar
tarafından yönetilmesinin şart olduğunu bir kez daha anlamış oldum.Gerçi çok önceler analaşmıştım :)) ama bu olay daha da pekiştirdi.
Başka bir örnekte bir zamanlar (sene 1996'da) kredili eğitim modeli
uygulandı.Ama sadece uygulamada kaldı.Gazi Üniversite'nde öğretmenlik
formasyonu alırken eğitim alanında sağlam hocalarımızdan biri derste
''Türkiye'de kredili sistemin uygulanamamasının nedenini nedir'' diye bir soru
sormuştu.Sorunun cevabını anında alındı,alt yapının olmaması.Evet yapmak
istediğimiz her işte olduğu gibi eğitimi de allak bullak etmek için yeni olan
herşeyi uygulamak bir sistem gibi gözüken ülkemizde alt yapının hazır olmaması
bu sistemi de deneme yanılma yöntemi şeklinde öğrencilerimize uygulatılmış
olarak tarihteki yerini aldı.
Peki ne yapmalı bu satırları yazmak,eleştirmek belki de işin kolay
kısmı.İşin zor kısmı yeni ve faydalı şeyler sunmak değil mi.Aynen
işin zor kısmı yeni olanı sunmak,aynı zamanda uygulatmak ve sonuçlarını
almak.Bir kere eğitim denilince işi eğitimcilere bırakmak,işi bilen
yöneticileri başa geçirmek,sınav sistemlerini hayatın zorunlu bir parçası haline getirmemek işin aslında kolay ama bizim ülkemiz için nedense yıllardan
beri zor olan kısmı gibi gözükmekte.Öğrenci sayısı kadar büyük olan eğitim
sorunları bitmez ama bizler bir yerlerde hata yapıyoruz ve bu hataların üzerine
eğitmek-öğretmek gibi kavramları oturtmaya çalışıyoruz.Son olarak Ntv ve
Unicef'in ortak girişimi ile yapılacak olan okulekliyorum kampanyasını destekliyorum.Ama yazımda da söylediğim gibi 6 yaş çocuklarının okul öncesi
eğitiminin sağlamlaştırılmasının unutulmaması ve çalışmalarının bu yönde
çoğaltılmasının olumlu olacağı düşünmekteyim.