06 Nisan 2008 14:57 · fizikbilim
· Etiketler
eğitim
,
köy
,
meslek
,
okul
,
site
,
tanıtım
,
öğrenci
,
öğretmen
,
öğretmenlik
Bir öğretmen olarak kendi alanımla ilgil yapılanlara daha bir dikkatli
şekilde bakarak inceliyorum.Bunlardan biride bundan 1 ay önce internette daha
doğrusu Tusul'da gördüğüm bir siteydi.Sitenin ismi Köy Öğretmenleri amacı
kendisi gibi köy öğretmeni olan meslektaşımın diğer köy okulları ile internet
ortamında birliktelik kurarak okullarını tanıtarak,okulları ile ilgili gerekli
olan yardımları toplamaktır.Bu doğrultuda fizikbilim sitesinde onlara ufakta
olsa bir katkımın dokunacağını düşünürek bir haber yazmıştım.
Bugün bu yazıyı yazmamın nedeni daha önceki katkımla beraber fizikbilim.com
sitesinde ayrıntılarını yayınladığım haberde de okunacağı gibi onların bu
oluşumuna kendimce katkımı az bularak internetin hatırı sayılır bir iletişim
aracı olması nedeniyle her hafta bir köy okulunu tanıtarak onlara biraz daha
yardımcı olmak istememdir.
Eğitim sistemimizin durumu belli burada fazlaca olan eksiklikleri yazmadan
sadece bazılarının aklına gelebilecek olan ''Neden köy okullarını tanıtmalı''
şeklindeki bir soruyu kısaca cevaplamak isterim.Her mesleğin kendince
zorlukları malum.Ama köy öğretmeni olarak 3 yıl görev yaptığım doğu illerinin
birinde yaşadıklarımın bende hala unutulmaz etkileri sürmekte.Şu anda bir
öğretmen olarak rahat bir yer ve ortam sayılan Çanakkale/Biga'da öğretmenlik
yapmaktayım.Buradaki rahatlık diyorum çünkü ilçede görev yaptığım için bir köy
öğretmenine göre şartlarım her yönden iyi durumda.Bu şartları köy öğretmeni
olarak yaşayamayan ve tek gayesi öğretmenli olan bu arkadaşlarıma kendimce bir katkıyı
internet ortamından sunmak istedim.
Bazılarının aklına köy öğretmeni ile diğer öğretmenleri ayırt ettiğim
şeklinde bir soru gelebilir.Kesinlikle böyle bir ayırıma gitmiyorum sadece
doğal şartların köy öğretmenlerinin aleyhinde olması (çoğu zaman) onların
meslekteki zorluklarını ortaya çıkarıyor.Bununla beraber zamanında kendimin ve
diğer arkadaşlarımın yaşadığı ve hala Türkiye'nin çoğu yöresinde yaşanmakta
olan bu tür zorlukları haliyle köy öğretmenleri lehine çevirecek bazı şeyleri
yapmamızı gerektiriyor.
Yukarıda yazdıklarımın sonucunda fizikbilim sitesinde gönüllü olarak
yayınlayacağım bu tür çalışmaya katkıda bulunmak isteyenlerin burada ki haberi
okumalarını tavsiye ederim.
24 Ekim 2007 19:40 · fizikbilim
· Etiketler
blog
,
doğa
,
gecelek
,
hayat
,
iş
,
meslek
,
reklam
,
yazı
,
yaşam
İnsanlar hayata dair birçok alanda seçimler yaparak yaşamlarına yön verirler. Yapılan seçimlerin tamamı insanın hayatına çeşitli yönlerden etkide bulunur. Belirli bir yaşa kadar kararlar büyükler tarafından verilir. Kararların sağlıklı ve doğru sonuçlar üretmeleri kararı verenlerin koşullarına, olanaklarına, yeterliliklerine, niyetlerine vb. konulara bağlıdır. Bu kararlarda, örnek olarak ilkokulun seçimi verilebilir. Nasıl bir eğitim temelinin alınacağını bu seçim belirleyebilir. Bunun yanında çocukların beslenme alışkanlığından tutun da günlük birçok faaliyetteki kararlarında, giysi beğenilerinde, sosyal becerilerinin oluşumunda ailenin kararları etkilidir. Bu anlamda anne–babalar kendi beklentileri doğrultusunda ve kendilerince yaşam gerçekleriyle başedebilen bireyi yetiştirme çabasıyla karar alıp uygulamaya çalışırlar. Ta ki gelişimle birlikte kendi kararlarını vermek isteyen bir çocuk / genç ile karşılaşıncaya kadar. Tabi ki bu çocukluk döneminde çocukların kendi kararları da olmaktadır. Ancak alınacak karar ile birlikte sorumluluk duygusunun da gelişimi söz konusudur. Birçok hayati konuda kararı ailenin verdiğini görüyoruz. Bu, yaşamın doğal akışı içinde doğru ve geçerli bir durumdur. Ancak çocuğun/gencin kendi duyum/düşünce davranışları ile ilgili bilinci geliştikçe yaşamı ile ilgili kararları kendisinin alma çabası içinde olduğunu görüyoruz. Gencin kararlarını kendi alma çabası aslında genelde insanların bağımsızlaşma gereksiniminin ve ayrı bir kişi olarak varolduğunu göstermenin bir göstergesidir. Gencin çeşitli tepkilerinin de bu bağımsızlaşma ve varlığını kanıtlama yönünde olması doğal bir gelişim sürecidir. İnsanın gelişimini açıklayan kuramlara bakıldığında mesleki kararın oluştuğu dönemin bir ölçüde ergenlik dönemi ile çakıştığı da görülebilir.
İnsanların yaşamlarının uzun bir bölümünü, eğitim süreci ve sonraki bölümünü de mesleki yaşamı etkiliyor. Eğitim sürecinde kimliğimiz “öğrenci” olarak tanımlanmaktadır. Bir mesleği edindikten sonra ise ismimizin önüne mesleki tanımlamamız konulmaktadır. Düşünün, insanın yaptığı (öğrenciyken ders çalışma, mesleğini yaparken mesleki faaliyeti) çalışmaları yaşamından çıkardığınızda hayatın anlamındaki yoksunluk nasıl ortaya çıkmaktadır. Bunun nedeni ise üretmenin ve çalışmanın insanın yaşamında birçok ihtiyacını karşılayabilmek için gerekli çok önemli bir faaliyet ve gereksinim olmasındadır. Bu denli yaşamsal öneme sahip olan konu gelip meslek seçiminde düğümlenmektedir. Başarılı insanlar, yaptıkları işi ya da sahip oldukları mesleği bir yaşam biçimine dönüştüren ve mesleklerini yaşayan insanlar olmaktadırlar. Tabi bu durumda doğru mesleğe ulaşmanın yolu daha da önemli oluyor. Çünkü vasat bir mesleki yaşam insanın yaşamındaki diğer alanları da olumsuz etkileyebilir ve tadı acılaşmış bir yaşama neden olabilir. Yani mesleki kimliğimiz hayatımızın önemli bir bölümünü oluşturuyor.
Meslek, hem insanın mesleğine ilişkin seçimiyle biçimlenen hem de mesleğin özellikleri itibariyle kişiyi etkileyerek onun yaşamını biçimlendiren bir konumdadır. Her mesleğin insanın kişiliğini yoğun biçimde etkileyen yönleri bulunmaktadır. Aynı zamanda mesleğin gerektirdiği kişilik özelliğinden dolayı o mesleğin seçildiği de bazı kuramcılar tarafından ifade edilmektedir. Yani meslek insanlar için para kazanmanın dışında birçok psikolojik gereksinimlerini de ifade edebilmesi ve karşılamasında araç olduğu için çok önemlidir. Sonuçta yaşamdan genel anlamda elde edilen psikolojik doyumu etkileyen bir konu olmaktadır. Bakın bir meslek yaşamı insanların ne tür özelliklerini etkiliyor:
• Meslek, insanların kendilerini geliştirmelerini ve bir kimlik oluşturmasını belirler.
• Mesleki yaşam, insanın toplumsallaşmasını ve toplumsal bir kimlik oluşturmasını belirler.
• Meslek aracılığı ile insan çevresi ve dünya ile bağlar kurar, bu anlamda bireyin iletişim ihtiyacı karşılanır.
• Mesleki yaşam, insana yaşamsal bir düzenlilik sağlar.
• Meslek, insana yetenek ve becerilerini geliştirme olanağı sağlar. Bu yolla insanın yaşama katkısı ve kendini ifade etme olanağı gelişir.
• Toplumdaki konumumuz ve saygınlığımız mesleğimizi yaparken oluşan doyum düzeyimize ve mesleğimize bağlıdır.
• Mesleki faaliyetler, insanın yaşamına bir anlam katar.
Meslek seçiminin önemi, yukarıda sıralanan bireysel ve toplumsal katkılarla beraber ülkenin ekonomisine ve her alandaki verimliliğine etki eden faktör haline dahi gelebilmektedir. Çünkü mesleğini coşkuyla yaşayan kişiler hem çevrelerine hem de ülkelerine çok yönlü katkıda bulunmaktadırlar. Hepimiz işini iyi yapan insanların ülkemizde çoğalmasının sürekli bir gelişmeye katkıda bulunacağını biliyoruz. Bu konuda iyi örnek olması açısından Fatih Terim’in yaptığı işi çok iyi yapmayı hedeflemesinin ve yapabilmesinin toplumumuza kattığı artıları düşünebiliriz. Bilimde, ekonomide, sanatta, sporda ve daha da önemlisi eğitim alanında gerçekten işini iyi yapan, daha doğru deyişle “işini yaşayan” insanların ve bize “evet doğru mesleği seçmiş” dedirten insanların çok olması, göründüğü gibi bireyin mutluluğundan ülkenin gelişmesine kadar etkili olan bir konudur.