4 tane "hayat" etiketli yazı bulundu
"hayat" tagli diger ogeler resimler
,
videolar25 Nisan 2008 18:03 · fizikbilim
· Etiketler
blog
,
deprem
,
fiş
,
günlük
,
hastalık
,
hayat
,
internet
,
internetin
,
kullanım
,
oyun
,
tatil
,
yazmak
,
zararları
,
çekmek
İnternet bağımlılığının insan hayatında ki kalıcı etkileri ve bu etkilerin
doğurduğu kötü sonuçlar üzerine artık çareler aranmakta.Her güzel şey de olduğu
gibi internet kullanımı da limitsiz olduğu sürece bedensel anlamda insanlara
yorgunluk olarak geri dönmekte.Bu yorgunlukta her yaşta ki kullanıcı için
özellikle ertesi gün işinde ya da okulunda tabiri caiz ise ruh gibi dolaşması
ile sonuçlanmakta.Geçenlerde okuduğum bir haber başlığında Amerika'da internet
bağımlılığı üzerine özellikle blog yazarları için arada bir fiş çekmek şeklinde
bir kampanya başlatılmış.Bu kampanyada herkesin ortak olarak
yaşadığı;internette zamanın nasıl geçtiğini bilmeden yapılan ve günlük 6 saat
gibi bir zamanın aralıksız kullanımına dayanan sorunların üstesinden gelmenin
yolları aranmakta.
Bu sorunlar zaten herkesin başında olan sorunlar.Özellikle bizlerde günlük
olarak 6 saatte yakın bir zaman diliminde internette kalmak şeklinde bir
kullanım yolu seçtiysek,bu fiş çekme olayını uygulamalıyız.Bu derece olmasa da
geçen sene buna yakın bir kullanımdan dolayı geceleri uykuya dalma anında bile
kafam internette yapacaklarımda oluyordu.Ayrıca uykusuz bir şekilde okula
giderek bir an evvel okulun bitmesi ve tekrar internet
başına geçme anını sabırsızlıkla bekliyordum.Gerçi bu her internet
kullanıcısı için geçerli bir olay değil.Aramızda kendine günlük ya da iki üç
güne bir 1-2 saatlik kullanım yolunu seçenler için bu yazının sonuçları önemli
değil.Zaten onlarda bir insan nasıl olurda günlük 6 saatte yakın bir zaman
internet başında kalır diye şaşırmaktalardır.Buna verilecek cevaplardan bir
tanesi ilgi alanlarınızla alakalı diyebilirim.Son iki yıldır gerek fizik
gerekse web tasarımı alanlarında gezmediğim blog,site (yerli-yabancı) kalmadı
diyebilirim.Böyle oluncada keşfettiğiniz her yeni site sizi yeni bilgilere ve
uygulamalara yönlerdirmekte.
Bu olayla ilgili olarak şu an aklıma gelen bir örneğide yazmadan
geçemiyeceğim 2003 yılında yaşadığım bir
deprem olayından sonra okulların mayıs ayı itibariyle tatil olmasıyla
beraber strateji oyunlarından birini 2,5 aylık bir zamanda bitirdim.Ama bu 2,5
aylık zamanın her günü oyun oynamakla geçti.Şu an da düşündüğümde harbiden
abartmışım diyorum.Yukarıda bahsettiğim Amerika kaynaklı haberde bu tür
kullanımlarda bulunan insanlara internetin fişini çektikten sonra kendilerini
oyalayıcı bazı etkinliklerde bulunmaları tavsiye edilmekte.Bunlardan bazıları
resim yapmak,yürümek,sinema,tiyatro vb. etkinlikler olarak
sıralanmaktadır.Bunlarda herkes tarafından bilinen uygulamalar ama bu aşamada sorulacak soru şöyle olmalı ''Acaba biz internet kullanımının neresindeyiz?''
20 Nisan 2008 11:53 · fizikbilim
· Etiketler
ahmetefe
,
aile
,
akşehir
,
anne
,
arsan
,
atalay
,
baba
,
biga
,
büyümek
,
dünya
,
evlilik
,
hayat
,
yaşam
,
çocuk
İnsanların hayatlarında çok önemli evreler vardır.Bazen bir sınav,bazen iş kurma,bazen de ailesi ile ilgili olaylar.İşte bu önemli evrelerden aile kavramı içinde eşlerin hayata evlilikten sonra ortak bakmayı sağlayan unsur çocuk olsa gerek.Bunu çevremdeki arkadaşlarımın ailelerinde 1-2 yıldır görerek doğrulamaktayım.Hep derler ya çocuk insanı hayata bağlayan evliliği daha da anlamlı hale getiren ve herşeyini ona göre ayarladığın bir olaydır diye.İnsan bu gibi olayları yaşadığı sürece bu ortak bağları görebilmekte.
Bu satırları yazmam her insanda olduğu gibi çocuk sevgisinden ziyade yakın bir aile dostumuzun dünyaya gelen çocuklarından dolayı mutluluklarını paylaşmak içindir.14-Nisan-2008 Pazartesi doğumlu olan Ahmet Efe Biga Devlet Hastanesinde dünyaya gözlerini açmış durumda.Ahmet Efe'ye ve dostlarıma bir ömür boyu mutluluklar diliyorum.Sağlıklı bir ömür umarım onları beklemektedir.Bu arada blogumun isim kahramanları ikiz yeğenleriminin çok yaramazlık yaptığını duydum.Duydum diyorum bizler Biga'da onlar Akşehir'de olunca görüşme imkanı olmuyor ve 3 yaşında olmalarında dolayıda artık çevre ile olan irtibatları daha gelişmiş düzeyde.Bu da anne ve babaya yaramazlık olarak geri dönmekte.Derler ya düşe kalka büyüyecekler beklenende bu zaten bir bakmışşın anasınıfı,bir bakmışşın lise,bir bakmışşın...artık büyümüşler.Ama anne ve babanın gözünde büyümek izafi bir kavram olduğu için onlar hep çocukturlar.Hem Ahmet Efe'nin,hem de Atalay ile Arsan'ın bir ömür boyu çocuk duyguları ile hayata tertemiz bakabilmeleri dileğiyle.
31 Mart 2008 21:35 · fizikbilim
· Etiketler
dünya
,
foto
,
hayat
,
küçük
,
nesne
,
resim
,
yaşam
Küçük nesnelerin doğal ortamlardaki duruşlarını gösteren fotoğraflar
değişik mekanlardaki anlatımlarla farklılık yaratmış.Düşüncede ilginç
ve güzel daha bir sürü olayla beraber insanların günlük duruşlarını bu
tür nesnelerle yansıtan little-people sitesi sizlerede ilginç gelecektir.Çoğumuz zaman zaman düşünmüştür,nesnelerin hayatımızdaki yerini mesela bir trafik anında bir metroda bir yolculukta.Hani derler ya hayatın anlamı küçük ayrıntılarda gizlidir diye.
24 Ekim 2007 21:40 · fizikbilim
· Etiketler
blog
,
doğa
,
gecelek
,
hayat
,
iş
,
meslek
,
reklam
,
yazı
,
yaşam
İnsanlar hayata dair birçok alanda seçimler yaparak yaşamlarına yön verirler. Yapılan seçimlerin tamamı insanın hayatına çeşitli yönlerden etkide bulunur. Belirli bir yaşa kadar kararlar büyükler tarafından verilir. Kararların sağlıklı ve doğru sonuçlar üretmeleri kararı verenlerin koşullarına, olanaklarına, yeterliliklerine, niyetlerine vb. konulara bağlıdır. Bu kararlarda, örnek olarak ilkokulun seçimi verilebilir. Nasıl bir eğitim temelinin alınacağını bu seçim belirleyebilir. Bunun yanında çocukların beslenme alışkanlığından tutun da günlük birçok faaliyetteki kararlarında, giysi beğenilerinde, sosyal becerilerinin oluşumunda ailenin kararları etkilidir. Bu anlamda anne–babalar kendi beklentileri doğrultusunda ve kendilerince yaşam gerçekleriyle başedebilen bireyi yetiştirme çabasıyla karar alıp uygulamaya çalışırlar. Ta ki gelişimle birlikte kendi kararlarını vermek isteyen bir çocuk / genç ile karşılaşıncaya kadar. Tabi ki bu çocukluk döneminde çocukların kendi kararları da olmaktadır. Ancak alınacak karar ile birlikte sorumluluk duygusunun da gelişimi söz konusudur. Birçok hayati konuda kararı ailenin verdiğini görüyoruz. Bu, yaşamın doğal akışı içinde doğru ve geçerli bir durumdur. Ancak çocuğun/gencin kendi duyum/düşünce davranışları ile ilgili bilinci geliştikçe yaşamı ile ilgili kararları kendisinin alma çabası içinde olduğunu görüyoruz. Gencin kararlarını kendi alma çabası aslında genelde insanların bağımsızlaşma gereksiniminin ve ayrı bir kişi olarak varolduğunu göstermenin bir göstergesidir. Gencin çeşitli tepkilerinin de bu bağımsızlaşma ve varlığını kanıtlama yönünde olması doğal bir gelişim sürecidir. İnsanın gelişimini açıklayan kuramlara bakıldığında mesleki kararın oluştuğu dönemin bir ölçüde ergenlik dönemi ile çakıştığı da görülebilir.
İnsanların yaşamlarının uzun bir bölümünü, eğitim süreci ve sonraki bölümünü de mesleki yaşamı etkiliyor. Eğitim sürecinde kimliğimiz “öğrenci” olarak tanımlanmaktadır. Bir mesleği edindikten sonra ise ismimizin önüne mesleki tanımlamamız konulmaktadır. Düşünün, insanın yaptığı (öğrenciyken ders çalışma, mesleğini yaparken mesleki faaliyeti) çalışmaları yaşamından çıkardığınızda hayatın anlamındaki yoksunluk nasıl ortaya çıkmaktadır. Bunun nedeni ise üretmenin ve çalışmanın insanın yaşamında birçok ihtiyacını karşılayabilmek için gerekli çok önemli bir faaliyet ve gereksinim olmasındadır. Bu denli yaşamsal öneme sahip olan konu gelip meslek seçiminde düğümlenmektedir. Başarılı insanlar, yaptıkları işi ya da sahip oldukları mesleği bir yaşam biçimine dönüştüren ve mesleklerini yaşayan insanlar olmaktadırlar. Tabi bu durumda doğru mesleğe ulaşmanın yolu daha da önemli oluyor. Çünkü vasat bir mesleki yaşam insanın yaşamındaki diğer alanları da olumsuz etkileyebilir ve tadı acılaşmış bir yaşama neden olabilir. Yani mesleki kimliğimiz hayatımızın önemli bir bölümünü oluşturuyor.
Meslek, hem insanın mesleğine ilişkin seçimiyle biçimlenen hem de mesleğin özellikleri itibariyle kişiyi etkileyerek onun yaşamını biçimlendiren bir konumdadır. Her mesleğin insanın kişiliğini yoğun biçimde etkileyen yönleri bulunmaktadır. Aynı zamanda mesleğin gerektirdiği kişilik özelliğinden dolayı o mesleğin seçildiği de bazı kuramcılar tarafından ifade edilmektedir. Yani meslek insanlar için para kazanmanın dışında birçok psikolojik gereksinimlerini de ifade edebilmesi ve karşılamasında araç olduğu için çok önemlidir. Sonuçta yaşamdan genel anlamda elde edilen psikolojik doyumu etkileyen bir konu olmaktadır. Bakın bir meslek yaşamı insanların ne tür özelliklerini etkiliyor:
• Meslek, insanların kendilerini geliştirmelerini ve bir kimlik oluşturmasını belirler.
• Mesleki yaşam, insanın toplumsallaşmasını ve toplumsal bir kimlik oluşturmasını belirler.
• Meslek aracılığı ile insan çevresi ve dünya ile bağlar kurar, bu anlamda bireyin iletişim ihtiyacı karşılanır.
• Mesleki yaşam, insana yaşamsal bir düzenlilik sağlar.
• Meslek, insana yetenek ve becerilerini geliştirme olanağı sağlar. Bu yolla insanın yaşama katkısı ve kendini ifade etme olanağı gelişir.
• Toplumdaki konumumuz ve saygınlığımız mesleğimizi yaparken oluşan doyum düzeyimize ve mesleğimize bağlıdır.
• Mesleki faaliyetler, insanın yaşamına bir anlam katar.
Meslek seçiminin önemi, yukarıda sıralanan bireysel ve toplumsal katkılarla beraber ülkenin ekonomisine ve her alandaki verimliliğine etki eden faktör haline dahi gelebilmektedir. Çünkü mesleğini coşkuyla yaşayan kişiler hem çevrelerine hem de ülkelerine çok yönlü katkıda bulunmaktadırlar. Hepimiz işini iyi yapan insanların ülkemizde çoğalmasının sürekli bir gelişmeye katkıda bulunacağını biliyoruz. Bu konuda iyi örnek olması açısından Fatih Terim’in yaptığı işi çok iyi yapmayı hedeflemesinin ve yapabilmesinin toplumumuza kattığı artıları düşünebiliriz. Bilimde, ekonomide, sanatta, sporda ve daha da önemlisi eğitim alanında gerçekten işini iyi yapan, daha doğru deyişle “işini yaşayan” insanların ve bize “evet doğru mesleği seçmiş” dedirten insanların çok olması, göründüğü gibi bireyin mutluluğundan ülkenin gelişmesine kadar etkili olan bir konudur.