28 tane "blog" etiketli yazı bulundu (sayfa 1)
"blog" tagli diger ogeler resimler
,
videolar02 Mayıs 2008 21:49 · fizikbilim
· Etiketler
ataar
,
ataar.bloggum
,
blog
,
buraktolga
,
kapanış
,
son
,
www.buraktolga.com
,
yazı
,
yeni
Artık bu yazı buradaki son yazım olacak.Nedeni ise bu sonun bir başlangıç olması.Kendi bilgi,görüş ve araştırmalarımız çerçevesinde zaman zaman karalamalar yaptığım bu blog artık Google indeks sayfalarında bir anı olarak yerini almıştır.Bundan sonra ataar.bloggum'u yeni adresim olan buraktolga.com blogumdan devam ettireceğim.Başan söyleyeyim buraktolga blogum çok yeni tema düzeninde ve içerik olarak tabir yerinde ise çıplak vaziyette.Zamanla bu eksikliği gidereceğim.Zaten şu an bu blogtan buraktolga.com adresine 3 yazı kopye etmiş durumdayım.Bir yazıda Blog Bursa Buluşması ile ilgili yazım bulunmakta etti 4 yazı.Bu yeni blogumun açılış tarihi ise 2/Mayıs/2008 olarak zamanda yerini almış durumda.Bakacağız ve göreceğiz.Okuyarak,yorumlarınızı bekleyeceğiz.
02 Mayıs 2008 21:18 · fizikbilim
· Etiketler
24
,
blog
,
buluşma
,
buluşması
,
bursa
,
kesinleşti
,
kültürpark
,
mayıs
O gün bugün derken sonunda tarih kesinleşti.Blog Bursa Buluşması 24/Mayıs/Cumartesi saat:14:30 Kültürpark'ta olacak.Blograzzi Forum'da okanyüksel tarafından ortaya atılan buluşma fikri birr haftaya yakın bir zamandan beri tarih belirleme aşamasında iken bu aşama 24 Mayıs günü olarak kesinleşmesi ile aşılmış bulunuyor.Bazıları soruyor ''Neden buluşuyorsunuz?'' diye.Aslında bu toplantılar yakın bir zamanda Ankara,İstanbul,İzmir olmak üzere yapıldı.Haliyle Türkiye'nin dört bir yanında blog yazan kişiler kendi imkanları doğrultusunda bu buluşmalara katıldı.Bu iller dışında olan kişilerde diğerleri gibi kendi çabaları ile belirli bir tarihte uzlaşması ile buluşmalar gerçekleşti.(Geçmiş yıllarda ki buluşmalardan)
Amaç internet ortamında ilgi alanları ile alakalı olarak gün gün ya da aralıklı zaman dilimlerinde yazıları okununan blog yazarlarının birbirlerini tanıması,karşılıklı fikir alış verişinde bulunması ya da kısaca çene çalmak için bu tür buluşmalar gerçekleştiriliyor.Bu tür örnekler yurt dışında da sıklıkla gerçekleşmekte.Özellikle e-posta grubu oluşturmuş kişiler her yıl geleneksel hale getirdikleri buluşmalarını yapmaktalar.Bu tür etkinlikler blog yazımının yeni olması sebebiyle ülkemizde ilkler olarak yaşanmakta.
Bir soru daha aklımıza gelmiş olabilir Bursa Blog Buluşmasına sadece blogu olan kişi veya kişiler mi katılacak?Bence hayır haliyle bu blogları okuyarak yapılan emeğe katkıda bulunanlar ve bu katkılarını yorumlarla süsleyenlerde katılmalı.Daha doğrusu bu bir temenni,katılımın sadece blog yazarları arasında olmaması için.Umarım bu tür etkinlikler bizlerden çok ilerde olan bazı ülkelerde olduğu gibi geleneksel hale gelerek,bilinçli bir hale dönüşür.Bursa'dan veya civar illerden olan blogcu veya blog okurlarını 24 Mayıs Bursa-Kültürparkta bekliyoruz.
25 Nisan 2008 18:03 · fizikbilim
· Etiketler
blog
,
deprem
,
fiş
,
günlük
,
hastalık
,
hayat
,
internet
,
internetin
,
kullanım
,
oyun
,
tatil
,
yazmak
,
zararları
,
çekmek
İnternet bağımlılığının insan hayatında ki kalıcı etkileri ve bu etkilerin
doğurduğu kötü sonuçlar üzerine artık çareler aranmakta.Her güzel şey de olduğu
gibi internet kullanımı da limitsiz olduğu sürece bedensel anlamda insanlara
yorgunluk olarak geri dönmekte.Bu yorgunlukta her yaşta ki kullanıcı için
özellikle ertesi gün işinde ya da okulunda tabiri caiz ise ruh gibi dolaşması
ile sonuçlanmakta.Geçenlerde okuduğum bir haber başlığında Amerika'da internet
bağımlılığı üzerine özellikle blog yazarları için arada bir fiş çekmek şeklinde
bir kampanya başlatılmış.Bu kampanyada herkesin ortak olarak
yaşadığı;internette zamanın nasıl geçtiğini bilmeden yapılan ve günlük 6 saat
gibi bir zamanın aralıksız kullanımına dayanan sorunların üstesinden gelmenin
yolları aranmakta.
Bu sorunlar zaten herkesin başında olan sorunlar.Özellikle bizlerde günlük
olarak 6 saatte yakın bir zaman diliminde internette kalmak şeklinde bir
kullanım yolu seçtiysek,bu fiş çekme olayını uygulamalıyız.Bu derece olmasa da
geçen sene buna yakın bir kullanımdan dolayı geceleri uykuya dalma anında bile
kafam internette yapacaklarımda oluyordu.Ayrıca uykusuz bir şekilde okula
giderek bir an evvel okulun bitmesi ve tekrar internet
başına geçme anını sabırsızlıkla bekliyordum.Gerçi bu her internet
kullanıcısı için geçerli bir olay değil.Aramızda kendine günlük ya da iki üç
güne bir 1-2 saatlik kullanım yolunu seçenler için bu yazının sonuçları önemli
değil.Zaten onlarda bir insan nasıl olurda günlük 6 saatte yakın bir zaman
internet başında kalır diye şaşırmaktalardır.Buna verilecek cevaplardan bir
tanesi ilgi alanlarınızla alakalı diyebilirim.Son iki yıldır gerek fizik
gerekse web tasarımı alanlarında gezmediğim blog,site (yerli-yabancı) kalmadı
diyebilirim.Böyle oluncada keşfettiğiniz her yeni site sizi yeni bilgilere ve
uygulamalara yönlerdirmekte.
Bu olayla ilgili olarak şu an aklıma gelen bir örneğide yazmadan
geçemiyeceğim 2003 yılında yaşadığım bir
deprem olayından sonra okulların mayıs ayı itibariyle tatil olmasıyla
beraber strateji oyunlarından birini 2,5 aylık bir zamanda bitirdim.Ama bu 2,5
aylık zamanın her günü oyun oynamakla geçti.Şu an da düşündüğümde harbiden
abartmışım diyorum.Yukarıda bahsettiğim Amerika kaynaklı haberde bu tür
kullanımlarda bulunan insanlara internetin fişini çektikten sonra kendilerini
oyalayıcı bazı etkinliklerde bulunmaları tavsiye edilmekte.Bunlardan bazıları
resim yapmak,yürümek,sinema,tiyatro vb. etkinlikler olarak
sıralanmaktadır.Bunlarda herkes tarafından bilinen uygulamalar ama bu aşamada sorulacak soru şöyle olmalı ''Acaba biz internet kullanımının neresindeyiz?''
21 Nisan 2008 16:55 · fizikbilim
· Etiketler
aş
,
blog
,
facebook
,
internet
,
kullanım
,
nasıl
,
sosyal
,
türkçe
,
web
Sosyal iletişim ağı olarak dünyada bir numara olan Facebook herkes tarafından bilinmekte.Hizmetini dünya üzerinde 4 dilden sürdüren Facebook Türkiye'de İngilizce olarak kullanılmakta..Üye sayısı olarak Türkiye'nin hatırı sayılır bir yoğunluğu olması,hatta bazen televizyon programlarının magazin bölümlerinde bile moda halini gelmesi Facebook'un ülkemiz insanı için ne derece önemli olduğunu gösteriyor.Üye olmasamda Facebook ile ilgili bazı grup haberlerini internet üzerinden okumaktayım.Bir ara Ferhat Göçer'den nefret edenlerin oluşturduğu grup ile ilgili basında haber duymuştum.Grup fotoğraflarına da Ferhat Göçer'in lise çağından kalma nostaljik ve bir o kadarda gülümseten resmini seçmişlerdi.Buna benzer muhabbetler yığınla hatta bu haberle ilgili artık baygınlık geldiğini duyar gibi oluyorum.Neyse fazla uzatmadan Facebook'tan vazgeçmem diyenler varsa kullanımının belli bir kısmını Türkçe olarak yapmanın yollarını burada anlatılmış.
17 Nisan 2008 00:24 · fizikbilim
· Etiketler
blog
,
blogoyla
,
oy
,
oyla
,
site
,
sıra
,
sıralama
,
web
,
yorum
İnternetin dünyamızı sarması ile hayatımıza yeni kavramlar eklenmiş
oldu.Yeni kavramlar diyorum çünkü bir kere aklımızın bir yerlerine bazı şeyleri
taktık mı artık ondan kurtuluş yok.Sigara gibi tiryakilik yapıyor.Aynı benim ve
benim gibi onbinlerce insanın blog yazması ya da kendi alanında bir web
sitesini yaşatması.Ben amatörce de olsa her ikisinide yapmaya çalışıyorum.Blog
konusunda yeni sayılmama rağmen bu işi sadece içimden gelen şeyleri özgürce
yazmak,düşüncelerimi paylaşmak adına yapıyorum.Aynı şekilde kendi alanımda
(fizik) bilgi sahibi olduğum fizikbilim.com sitesinide yaşatmaya ve bir yerlere
getirmeye çalışmaktayım.İşte bu olaylar benim için tiryakilik derecesine
vardı.Aslında başlarda bu olaylar zararda verdi ama sonraları özellikle fizikbilim.com sitesinin bir
yerlere geldiğini görmek yapılan işin ne derece önemli olduğunu da gösterdi.
Bu yazıyı yazmanın nedeni ''ben şunu yaptım ben bunu yaptım bakın görün'' diye
böbürlenmem değil sadece yaptıklarımı bir iki cümle ile özetleyip blog
olayından bahsetmek.Blog olayı derken blog nasıl yazılır,neden blog yazarken
neler önemlidir şeklinde sorulara cevap aramayacağız.Bu sorulara buradan ya
da şuradan
bakarak kendinize önemli kazanımlar sağlayabilirsiniz.Asıl olayımız yeni bir
(en azından benim yeni gördüğüm) blog değerlendirme sitesi blogoyla.com.Peki bu blogoyla da ne
var ne yok aslında ilk izlenim olarak sade bir tasarım ve çoğunu yakından takip
ettiğim onlarca blog bulunmakta.Bu bloglardan beğendiklerinizi altındaki
yıldızların derecesine göre oylama hakkına sahipsiniz.Ben 10 tane blogu daha
önceden tanıdığım için hemen oyladım.Hemen oylamamın nedeni rss
takibini hergün yaptığım bloglar arasındalar.Artık sizlerde bu yazıdan
sonra bunu daha önce görmüştüm ya da bu blog bayağı sağlammış dediğiniz
blogları hemen oylamaya başlayın derim.Neden mi en azından olaya şöyle bakarsak
blog demek en azından kişinin kendi bilgisini,yorumunu kattığı bir sanal
yazılardan oluşmaktadır.Sanal yazılarda sizlerle aynı ya da farklı doğrultuda
olabilir.Bu bloglarda olayları farklı bakış açılarından görmeniz sağlanmakta.Bu
da sizlere görüş alanınızın genişlemesi olarak geri dönmekte.Ben bu şekilde
bazı konularda özellikle web ve blog konularında belli bir birikim edindim.Ama
benim birikimim zaten kendime yeterli ve benim bu bloglardan alacağım bir
şeyler yok şeklinde diyenlere de diyecek bir şeyim yok.Herkesin kendi bileceği
bir iş.Ama fazla bilgi insanlara farklı görüş,yeni düşüncelerde katabilir.Bu
vakitten sonra keyif sizin ister blogoyla
istersen de blograzzi sitelerinden
yeni bloglarla tanışmak istersen vakit geç değil.
09 Nisan 2008 23:28 · fizikbilim
· Etiketler
balık
,
blog
,
deniz
,
domain
,
futbol
,
masaüstü
,
oyun
,
resim
,
site
,
siyaset
,
tutmak
Başlık yazının etiketleri gibi oldu ama yazıda geçen konuları vererek bir
başlık yazmak daha iyi geldi.İki gündür blogumu güncelleyemiyorum.Gerçi her gün
güncelleyeceğiz diye bir kural yok ama güncelleme yapamamamın nedeni çok yorgun
olmam.Haftada 30 saat ders artık yormaya başladı.Bir de saatler (son kez) ileri
alındığından mıdır nedir bir uyumsuzluğum söz konusu.Her sabah ders başı
yapmak,akşamda gelmeyen uykumunda etkisi var.Birazdan bugün 2 saat internetin
başında olmam sonucu rastladığım 2-3 siteden bahsedeceğim.Bahsedeceğim diyorum
ama uzun uza değil.Gözüme çarpan bazı paylaşımlar yapacağım.
Ama daha önce bu geçen iki günde olan olaylarla ilgili biraz yazmak
istiyorum.Öncelikle malum siyaset,artık iyice yılgınlık vermek üzere.Çok yakın
gelmesede insan yaşadığı ülkenin gündeminden kendini uzak tutamıyor.Birileri
çok güzel şekilde yolunu yaparak bundan 5-6 ay önce aklımızdan geçmeyecek
şeyleri bizlere yaşatacaklar gibi.Bu ülke insanın kendi içinde,yaşamında her
hengibir sorunu yok.Sorunu yok derken insan ilişkilerinden bahsediyorum.Herkes
(çoğunlukla) kendi işine iyi veya kötü devam ediyor.Haliyle sorunlar
yaşanıyor.Ama bizi biz yapan değerlerle oynanmakta.Bunların üzerine siyaset
yapılarak,geleceğe dair kalıcı planlar kurulmakta.
Bir de Fenerbahçe,bir Beşiktaş taraftarı olarak Beşiktaş hakkında bir cümle
bile yazmazken FB ile ilgili ikinci yazımı yazmaktayım.Gerçi fanatiklik
olmadığım için herhangi bir kasıntı yapmıyorum.Üzüldüm,dün akşam oldu olacak
derken 2. gölü yediğimizde bu iş buraya kadar dedik her ne kadar 2-1 olur mu
diye de insanın içinden geçmedi değil.Ama sadece içimizden geçti.Neyse bu da
bir başarıdır.Darısı Beşiktaş'ın başına diyeceğim ama hiç umut yok.
Birde malum hava durumları...Ne havaları diye sorupta,yazacak bir şeyler
olmadığından boşluk doldurmak için sormuyorum.Havaların düzelmesini
bekliyoruz,dalmak için o kadar malzeme aldık arkadaşla bir türlü düzelmedi.Ama
Perşembe gününden itibaren artık güneşli,bu da demek oluyor ki balık tutmak ve
dalmak için hiç bir olumsuzluk kalmıyor.Neyse başlangıçta bahsettiğim site isimlerini
hemencek vereyim.
1-Bu site efsane bir kişinin sinema filmlerinde ki çekimlerinde yaşadığı
zorlukları anlatıyor.Daha doğrusu gösteriyor.Jackie Chan'in çekimlerinde
karşılaştığı zorlukları bu video
da izleyebilirsiniz.
2-Bilgisayarların masaüstü resimlerinin nasıl ilginç bir hale
getirilebildiğini gösteren fotoğraflar.O fotoğraflara da buradan
bakabilirsiniz.
3- Mc Donald's adına yapılmış basit bir oyun,sitede sizlere verilen bir
açıklama var onu okuduktan sonra Mc Donald's lokantasının içinde verilen ufak
görevleri buradan bakarak
yerine getiriyorsunuz.
4-En ilginç site daha doğrusu ilginç site isimlerini gösteren bir site
diyelim.Yazıldığında (ingilizce olarak) argo kelimeler içeren domain isimleri burada
06 Nisan 2008 01:04 · fizikbilim
· Etiketler
banner
,
blog
,
hafta
,
haftası
,
internet
,
nisan
,
teknoloji
Eskiden ilkokul zamanlarımızda önemli olaylarla ilgili günleri
kutlardık.Belki o zamanlar anlamlarını tam bilmesekte,gerekli etkinlikleri
yapardık.Şimdi ise bu tür etkinlikler artık eskisi kadar tam anlamıyla
gerçekleştirilmiyor.En basitinden bir yerli malı haftası artık hangi okulda
layıki ile kutlanmakta.Gerçi yerli malı kavramı artık geçersiz hale geldi,yerli
malı bizede yabancılaştı.Aynı kullandığımız eşyalar ve kelimeler gibi.Son
yıllarda kavram anlamıyla internet hayatımızın her anına müdahil oldu.Bence
güzelde oldu.Tabiki bu güzel olmasının yanında bazıları için tehlikeli de oldu
ki herkesin bildiği gibi fikirlerini beğenmedikleri internet siteleri kapatılma
gibi e-sansür yöntemlerini doğurdu.Yani sen söylediğinde özgürlük,başkaları
senin söylediklerini eleştirdiğinde tu kaka oluyor.Zaten bu konuda internet
sitelerini kapatma olayı dünyada geri kalmış ya da diktatörlükle yönetilen
ülkelerde olmakta.Artık bizim ülkemiz bunlardan hiçbirine girmediğine göre bu
olayda bizim ülkemize has bir gerçek olarak yaşanmakta.
Bu satırları yazmama neden olan olay 7-20 Nisan günlerinin İnternet
Haftası olması.Bu kavram yukarıda da bahsettiğim gibi teknolojinin
gelişmesi ile önemli haftalar arasında yerini aldı.Bu hafta ile ilgili son
olarak iki olaydan bahsedip yazıma son vereceğim.
1-İnternetin cazibesi ve kullanım yaşının düşmesi eğitim alanında çocukların
ve okulların internet kullanma zorunluluğunu getirdi.Bugün ülke genelinde ki
okullarda internet kullanımı hızla yayıldı.Tayinlerin,sınav sonuçlarının,iş
başvurularının,kredi kartı hesap özetlerinin vb. şeylerin internet üzerinden
yapılması zorunluluğunu doğurdu.Özellikle kamu alanında ki yazışmalarda
internetin kullanılması kağıt tüketiminin azalmasına en büyük katkıyı yaptı.
2-Bir öğretmen olarak özellikle bazı araştırma ödevleri verdiğimde
öğrencilerimde gözlemlediğim olaylardan bir taneside araştırılacak konunun
sadece Google'dan ya da bilinen bir siteden çıktı alınarak yapılmasıdır.Yine
fazla geriye gitmeden eskiye dönerek bir örnek vermem gerekirse
kütüphane,ansiklopedi,kitap kavramları bizim ödevlerimiz için kaynakları
barındırmaktaydı.Ama bu kaynakların artık yüzüne dahi bakılmadan bilgiyi hazır
olarak alarak sunma yoluda internet ile gerçekleşti.İnternetten
araştırılmayacak şeklinde bir kural konulamaz ama hazır olarak alınması
''araştırma'' kelimesinin anlamına ters düşmekte.Bu da araştırırken
okuma,öğrenme ve unutmama şeklinde gelişecek ödevleri anlamsız hale getirmekte
ve de sadece kağıt üzerinde bırakılmasına neden olmakta.İnternet toplumlar için
yatsınamaz bir gerçek ama kullanımının doğru olması öğrenilmesi ve yapılması
daha da önemli.Umarım İnternet Haftası'nda bu ve buna benzer gerçekler üzerinde
sıklıkla durulur.
Not:Site veya blog sahipleri için sağ alt tarafta görülen İnternet
Haftası ile ilgili bannerı yayınlamak isteyenlerin buraya
uğramalarını tavsiye ederim.
03 Nisan 2008 14:58 · fizikbilim
· Etiketler
blog
,
feedburner
,
ikon
,
içerik
,
neden
,
nedir
,
rss
,
site
,
tıklama
,
web
,
ziyaretçi
İnternete öyle ya da böyle hergün takılanlar için gerçekten büyük kolaylıklar sağlayan bir yapı rss.Burada bu yapı ile ilgili uzun uza ayrıntılı bir yazı bulamıyabilirsiniz ama rss'nin ne olduğunu nasıl kullanılırsa yararlı olacağını ve neden kullanmak gerektiği ile ilgili bazı ayrıntıları okuyarak yararlı görülenleri kullanabilirsiniz.Büyük bir kolaylık diye başladık yazıya kolaylık olarak gördüğümüz rss nedir?Kısaca günlük ya da kısa zaman aralıklarında blog veya sitelerin güncellenen haberlerini siteyi görmeden yazı başlıkları ile takip etmek desek heralde yanlış olmaz.Mesela bir sitenin yazılarını,görüşlerini beğenmekte ve devamlı takip etmek istediniz,bunun yolu sitenin temasının bir taraflarında rss sembollerini (ikonları) bulunmaktadır bunlara tıklayarak yazılara abonelik işlemini kolaylıkla yapabilrisiniz.Bunun için çoğunlukla site sahipleri feedburner kullanmakta ki size bu sitenin sağladığı imkanlar fazlasıyla iyi,bu faydaları sıralamak gerekirse yazıların e-mail adreslerine gönderilmesi,sitenin istatistiklerini göstermesi,sitenizde yayınlayabileceğiniz farklı ikonları sunması diyebiliriz.
Neden rss kullanmalıyım (site yayıncılarına) Bu sorunun cevabı çok basit,özellikle blog veya site yayıncılığında yeni olanlar ve içeriğine güvenenler isterlerki günlük ziyaretçilerim çok olsun ve yazılarım okunup yorumlansın.Ziyaretçilerin siteye uğrama sebepleri farklıdır.Kendimizden örnek verecek olursak en basitinden merak edilen bir konu ile ilgili bilgiye ulaşmak için ilk tercihimiz Google olmaktadır.Buradan sonuca ulaşıyor ve ulaştığımız sitede farklı bilgileride görmek istiyorsak sık kullanılanlara ekleyerek (sonradan bakacağım diyerek) siteden ayrılıyoruz.Belki de bir daha uğramayarak bu site sık kullanılmayanlara karışıyor.Rss hizmeti sağlamak unutulmamayı+tıklanmayı=ziyaretçilerin çoğalmasını sağlayan bir araçtır.Yine unutmadan söylemek gerekirse ziyaretçilerin sitelere uğramasının ilk kabullerinden biri içeriğin düzgün ve özgün olmasıdır.
Buraya kadar blog ya da site yayıncılarına kendimizce ufakta olsa bazı ayrıntıları bir kez daha vurguladık.Peki ziyaretçi olarak bizler neden rss kullanmalıyız?Bununda cevabını yukarıdaki parağafta ziyaretçi ile yayıncıyı yer değiştirdiğimizde bulabiliriz.Yani etkileşim karşılıklı olmaktadır.
Kendimden bazı örnekler vererek yazımı bitirmek istiyorum.Günlük olarak takip ettiğim ve yorumlayarak yazıyı yayınlayan kişilere bir nevi teşekür ettiğim 20'ye yakın blog ya da site var.Bu bloglardan ilgimiz çeken yazıların başlıklarına tıklayarak ulaşabilmekteyim.Artık karar sizin baştada dediğim gibi bu rss olayı tek başına kısa bir anlatımla yapılacak birşey değil.Ama katkısını gerçekten kullananlar bilir.
Not:Bloggum kullanıcıları için rss daha doğrusu feedburner eklentisinin nasıl yapılacağını güzel ve sade bir anlatımla yapan yardım.bloggum bloguna uğramanızı tavsiye ederim.Ayrıca yardım.blogguma teşekürü bir borç bilirim.
30 Mart 2008 13:51 · fizikbilim
· Etiketler
blog
,
forum
,
geçici
,
mail
,
site
,
spam
,
ücretsiz
Forum veya başka sitelere üye olduktan sonra gereksiz maillerin sıkıcı hale gelmemesi için ücretsiz geçici mail alabilirsiniz.Bunun yararını bilenler bilir.Bir site ya da foruma üye olduktan sonra adresiniz spamlarla dolup taşmakta.İşte bunu engellemek için geçici mail yararlı olacaktır.
29 Mart 2008 22:18 · fizikbilim
· Etiketler
blog
,
google
,
pagerank
,
yahoo
Blog sahipleri için Google kelimesi herşey demektir.Daha doğrusu Google'da varsanız yaşarsınız.Ayrı bir eklenti olarak yandaki resimde de görüldüğü gibi Google pagerank değeri,indekslenen sayfa sayısı ve Yahoo indeks değerini camelpark sitesine giderek blogunuz da yayınlamak mümkün.Açılan sayfada boş olan kutuya alan adını www.siteadı.com şeklinde girerek bloguna ait bilgileri sayfanda yayınlayabilirsin.