02 Mayıs 2008 21:49 · fizikbilim
· Etiketler
ataar
,
ataar.bloggum
,
blog
,
buraktolga
,
kapanış
,
son
,
www.buraktolga.com
,
yazı
,
yeni
Artık bu yazı buradaki son yazım olacak.Nedeni ise bu sonun bir başlangıç olması.Kendi bilgi,görüş ve araştırmalarımız çerçevesinde zaman zaman karalamalar yaptığım bu blog artık Google indeks sayfalarında bir anı olarak yerini almıştır.Bundan sonra ataar.bloggum'u yeni adresim olan buraktolga.com blogumdan devam ettireceğim.Başan söyleyeyim buraktolga blogum çok yeni tema düzeninde ve içerik olarak tabir yerinde ise çıplak vaziyette.Zamanla bu eksikliği gidereceğim.Zaten şu an bu blogtan buraktolga.com adresine 3 yazı kopye etmiş durumdayım.Bir yazıda Blog Bursa Buluşması ile ilgili yazım bulunmakta etti 4 yazı.Bu yeni blogumun açılış tarihi ise 2/Mayıs/2008 olarak zamanda yerini almış durumda.Bakacağız ve göreceğiz.Okuyarak,yorumlarınızı bekleyeceğiz.
02 Mayıs 2008 21:18 · fizikbilim
· Etiketler
24
,
blog
,
buluşma
,
buluşması
,
bursa
,
kesinleşti
,
kültürpark
,
mayıs
O gün bugün derken sonunda tarih kesinleşti.Blog Bursa Buluşması 24/Mayıs/Cumartesi saat:14:30 Kültürpark'ta olacak.Blograzzi Forum'da okanyüksel tarafından ortaya atılan buluşma fikri birr haftaya yakın bir zamandan beri tarih belirleme aşamasında iken bu aşama 24 Mayıs günü olarak kesinleşmesi ile aşılmış bulunuyor.Bazıları soruyor ''Neden buluşuyorsunuz?'' diye.Aslında bu toplantılar yakın bir zamanda Ankara,İstanbul,İzmir olmak üzere yapıldı.Haliyle Türkiye'nin dört bir yanında blog yazan kişiler kendi imkanları doğrultusunda bu buluşmalara katıldı.Bu iller dışında olan kişilerde diğerleri gibi kendi çabaları ile belirli bir tarihte uzlaşması ile buluşmalar gerçekleşti.(Geçmiş yıllarda ki buluşmalardan)
Amaç internet ortamında ilgi alanları ile alakalı olarak gün gün ya da aralıklı zaman dilimlerinde yazıları okununan blog yazarlarının birbirlerini tanıması,karşılıklı fikir alış verişinde bulunması ya da kısaca çene çalmak için bu tür buluşmalar gerçekleştiriliyor.Bu tür örnekler yurt dışında da sıklıkla gerçekleşmekte.Özellikle e-posta grubu oluşturmuş kişiler her yıl geleneksel hale getirdikleri buluşmalarını yapmaktalar.Bu tür etkinlikler blog yazımının yeni olması sebebiyle ülkemizde ilkler olarak yaşanmakta.
Bir soru daha aklımıza gelmiş olabilir Bursa Blog Buluşmasına sadece blogu olan kişi veya kişiler mi katılacak?Bence hayır haliyle bu blogları okuyarak yapılan emeğe katkıda bulunanlar ve bu katkılarını yorumlarla süsleyenlerde katılmalı.Daha doğrusu bu bir temenni,katılımın sadece blog yazarları arasında olmaması için.Umarım bu tür etkinlikler bizlerden çok ilerde olan bazı ülkelerde olduğu gibi geleneksel hale gelerek,bilinçli bir hale dönüşür.Bursa'dan veya civar illerden olan blogcu veya blog okurlarını 24 Mayıs Bursa-Kültürparkta bekliyoruz.
25 Nisan 2008 18:03 · fizikbilim
· Etiketler
blog
,
deprem
,
fiş
,
günlük
,
hastalık
,
hayat
,
internet
,
internetin
,
kullanım
,
oyun
,
tatil
,
yazmak
,
zararları
,
çekmek
İnternet bağımlılığının insan hayatında ki kalıcı etkileri ve bu etkilerin
doğurduğu kötü sonuçlar üzerine artık çareler aranmakta.Her güzel şey de olduğu
gibi internet kullanımı da limitsiz olduğu sürece bedensel anlamda insanlara
yorgunluk olarak geri dönmekte.Bu yorgunlukta her yaşta ki kullanıcı için
özellikle ertesi gün işinde ya da okulunda tabiri caiz ise ruh gibi dolaşması
ile sonuçlanmakta.Geçenlerde okuduğum bir haber başlığında Amerika'da internet
bağımlılığı üzerine özellikle blog yazarları için arada bir fiş çekmek şeklinde
bir kampanya başlatılmış.Bu kampanyada herkesin ortak olarak
yaşadığı;internette zamanın nasıl geçtiğini bilmeden yapılan ve günlük 6 saat
gibi bir zamanın aralıksız kullanımına dayanan sorunların üstesinden gelmenin
yolları aranmakta.
Bu sorunlar zaten herkesin başında olan sorunlar.Özellikle bizlerde günlük
olarak 6 saatte yakın bir zaman diliminde internette kalmak şeklinde bir
kullanım yolu seçtiysek,bu fiş çekme olayını uygulamalıyız.Bu derece olmasa da
geçen sene buna yakın bir kullanımdan dolayı geceleri uykuya dalma anında bile
kafam internette yapacaklarımda oluyordu.Ayrıca uykusuz bir şekilde okula
giderek bir an evvel okulun bitmesi ve tekrar internet
başına geçme anını sabırsızlıkla bekliyordum.Gerçi bu her internet
kullanıcısı için geçerli bir olay değil.Aramızda kendine günlük ya da iki üç
güne bir 1-2 saatlik kullanım yolunu seçenler için bu yazının sonuçları önemli
değil.Zaten onlarda bir insan nasıl olurda günlük 6 saatte yakın bir zaman
internet başında kalır diye şaşırmaktalardır.Buna verilecek cevaplardan bir
tanesi ilgi alanlarınızla alakalı diyebilirim.Son iki yıldır gerek fizik
gerekse web tasarımı alanlarında gezmediğim blog,site (yerli-yabancı) kalmadı
diyebilirim.Böyle oluncada keşfettiğiniz her yeni site sizi yeni bilgilere ve
uygulamalara yönlerdirmekte.
Bu olayla ilgili olarak şu an aklıma gelen bir örneğide yazmadan
geçemiyeceğim 2003 yılında yaşadığım bir
deprem olayından sonra okulların mayıs ayı itibariyle tatil olmasıyla
beraber strateji oyunlarından birini 2,5 aylık bir zamanda bitirdim.Ama bu 2,5
aylık zamanın her günü oyun oynamakla geçti.Şu an da düşündüğümde harbiden
abartmışım diyorum.Yukarıda bahsettiğim Amerika kaynaklı haberde bu tür
kullanımlarda bulunan insanlara internetin fişini çektikten sonra kendilerini
oyalayıcı bazı etkinliklerde bulunmaları tavsiye edilmekte.Bunlardan bazıları
resim yapmak,yürümek,sinema,tiyatro vb. etkinlikler olarak
sıralanmaktadır.Bunlarda herkes tarafından bilinen uygulamalar ama bu aşamada sorulacak soru şöyle olmalı ''Acaba biz internet kullanımının neresindeyiz?''
21 Nisan 2008 18:24 · fizikbilim
· Etiketler
anasayfa
,
blog
,
fizikbilim.com
,
oy
,
site
,
tık
,
tıklama
,
ver
,
web
,
www
,
ödül
,
ödülleri
,
üye
Türkiye'de yazıları ile paylaşımlarda bulunan blogların değerlendirilip
belli kategorilerde sıralanması ile oluşan ve ziyaretçilerin oy vererek takip
ettiği blogları belli bir süre sonra bu kategorilerde ilk sıraya yerleştiren blog ödüllerine oy verme
süreci başladı.Beğendiğiniz ilgi alanlarınızla alakalı blogları ya da bu
sayfaları gezerken rastlayıpta bak bu da varmış dediğiniz bloglara oy vererek kendi
kategorilerinde ilk sıraya yükseltmek sizlerin elinde.5 Mayıs gününe kadar devam edecek olan bu süreçte her kategoride bir
bloga oy verebiliyorsunuz onun için kategorileri dikkatlice inceleyip
değerli olan oyunuzu iyi kullanmalısınız.
Şimdi bu sürece nasıl dahil olmalıyız ve oy verme işlemini nasıl yapmalıyız?
1-)Blog ödülleri anasayfasına giderek -buradan- sol kısımda
bulunan Oy Ver yazısından veya anasayfada gözümüze girecek kadar
büyük Oy Ver yazısına tıklıyoruz.
2-)Hemen üyelik işlemimizi yapıyoruz(Üyelik işlemi sadece e-mail adresi
ve şifre şeklinde tek adımdan oluşmakta.)
3-)Üyelik işlemiz için e-mail adresine gelecek olan aktivasyon adresini tıklayarak doğrulamanız lazım yoksa oyunuz geçerli sayılmayacaktır.
4-)Üyelik işlemi ve e-mail adresine gelen doğrulamada yapıldıktan sonra kategorilerden bakacağınız blogların altında Hemen Oy Ver veya İncele Ve Oy Ver linkleri bulunmaktadır.Bu linklerden oy verme sürecini tamamlıyorsunuz.
Not:Bu ödüllere bende kendi çapımda www.fizikbilim.com sitesi ile
katılmış bulunmaktayım.www.fizikbilim.com
sitesine oy vermek düşüncesinde olanlar varsa sitemin kategorisi ''Kişisel'';bu
kategoriden sıralamaya göre aşağılarda bulunan www.fizikbilim.com sitesinin altındaki ''Hemen Oy Ver'' linkine tıklayarak oy verebilirsiniz.
21 Nisan 2008 16:55 · fizikbilim
· Etiketler
aş
,
blog
,
facebook
,
internet
,
kullanım
,
nasıl
,
sosyal
,
türkçe
,
web
Sosyal iletişim ağı olarak dünyada bir numara olan Facebook herkes tarafından bilinmekte.Hizmetini dünya üzerinde 4 dilden sürdüren Facebook Türkiye'de İngilizce olarak kullanılmakta..Üye sayısı olarak Türkiye'nin hatırı sayılır bir yoğunluğu olması,hatta bazen televizyon programlarının magazin bölümlerinde bile moda halini gelmesi Facebook'un ülkemiz insanı için ne derece önemli olduğunu gösteriyor.Üye olmasamda Facebook ile ilgili bazı grup haberlerini internet üzerinden okumaktayım.Bir ara Ferhat Göçer'den nefret edenlerin oluşturduğu grup ile ilgili basında haber duymuştum.Grup fotoğraflarına da Ferhat Göçer'in lise çağından kalma nostaljik ve bir o kadarda gülümseten resmini seçmişlerdi.Buna benzer muhabbetler yığınla hatta bu haberle ilgili artık baygınlık geldiğini duyar gibi oluyorum.Neyse fazla uzatmadan Facebook'tan vazgeçmem diyenler varsa kullanımının belli bir kısmını Türkçe olarak yapmanın yollarını burada anlatılmış.
20 Nisan 2008 14:19 · fizikbilim
· Etiketler
23 nisan
,
atatürk
,
bayramı
,
egemenlik
,
eğitim
,
meclis
,
söz
,
tbmm
,
toplum
,
ulusal
,
yazı
,
çocuk
,
şiir
Özellikle son zamanlarda yaşanılan veya yaşatılmak istenen bazı olaylarda bu
günlere nasıl geldiğimizin bir göstergesi olan milli bayramlar,bizleri bugün
ile beraber yarınlara da nasıl bakmamızı sağlayan fikirleri kafamızda
canlandırmakta.Eğer geçmişte yaşanmış iyi veya kötü olaylardan kendimize pay
çıkaramıyorsak bu olayların benzerleri özellikle kötü olanlarını bir kez daha
yaşamaya mahkümuz.Bu ders çıkarılması gereken güzel ve dünya üzerinde başka
toplumlara mal edilmemiş güzelliklerden bir tanesi de 23
Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'dır.Artık aynı şeyleri
defalarca tekrarlamak yerine düşünmek ve çocuklara biraz daha güvenmek
gerektiği kanısındayım.Bu internet denilen dünya zaten insanın gelişiminde
özellikle de çocuk gelişiminde zaten yerini siz istemesenizde yerini almış
durumda.Güncel bir örnek vermem gerekirse öğrencilerime araştırma ödevi
verdiğimde sıkça karşılaştığım soru ''Hocam hangi siteden bakalım'' ya da
''hocam ben şu siteden buldum'' gibi cümleler.Haliyle bu süreci engellemek
mümkün olmadığından çocuk bilinçi de bizim geçmişimize göre olumlu yönde
kazanımlar alanlar için iyi gelişmekte.Bizim politikacılarımızda eski kafayla
olayları sürdürerek çocukların veya gelişmekte olan lise çağındaki öğrencilerin
gözünde komik duruma düşmekteler.En önemlisi Atatürk'ün ileri görüşlülüğü
sayesinde bu bayramlar bizlere eğitimi,bilimi,hayatı,düşünmeyi
bir kez daha hatırlatan olaylar arasındadır
23 Nisan ile ilgili yazı şiir vb. etkinlikler hazırlamak isteyenlere buradan
bazı adresleri vermek isterim.23 Nisan'ın anlamını öğrenmek isteyenler buraya
bakabilirler. 23 Nisan ile ilgili şiirleri de buradan
okmak mümkün.23 Nisan'la ilgili resimlere de şuradan
bakmak uygun olacaktır.
20 Nisan 2008 13:10 · fizikbilim
· Etiketler
amortisör
,
ankara
,
araba
,
asfalt
,
bakım
,
bayram
,
biga
,
bingöl
,
ihale
,
kayseri
,
malatya
,
seyahat
,
trafik
,
yama
,
yol
,
yolculuk
,
çanakkale
Türkiye'nin hiç bitmeyen sorunlarından biri trafik.Sadece trafik kelimesi
altında kazalar,yollar,arabalar,benzin ve araba fiyatları şeklinde genişleterek
daha da iç karartıcı meseleler oluşturabiliriz.Bunları genişletmeden sadece
yaklaşık bir yıla yakındır karşılaştığım yol sorunu ile ilgili biraz dert
yanacağım.Sorun Biga-Çanakkale yolu,şimdi biz nereden bilelim Biga-Çanankkale
yolunu diyenler olabilir.Zaten bilmenize de gerek yok bu yol gibi Türkiye de
benzer yollar bulunmakta.
Bir kere yol berbat bununla beraber bu derece kötü olmasınında cabası
Türkiye'nin bana göre sayılı illeri arasında bulunan ve özellikle yazın nüfusun
artması ile beraber bayram dönüşlerini de işin içine katarsak yolun sürücü ve
yolcular için önemi daha da artmakta.Ben olaya araba sahibi ve sürücü açısından
bakmak istiyorum.
19-Nisan Cumartesi günü eşimle havanında güzel olması nedeniyle şöyle
bir Çanakkale'ye doğru yol alalım dedik.Gerçi bu Çanakkale'ye ilk
gidişimiz değil.Yaklaşık o yolu kullanarak 20'ye yakın seyahatimiz
olmuştur.Neyse her zaman ki gibi yola koyulduk.Ortalama hızımız 90 civarında (
zaten 2 yerde de radar vardı:) ) olmasına rağmen bu baş belası yamalardan
dolayı arabayı 5 sefer hem giderken hem de gelirken hoplattı ama bu hoplatma
araba sahipleri beni daha iyi anlayacaktır,neredeyse ön takımlardan çok kötü
sesler geldi.Tabi bu aşamada ben güzel ve anlamlı bir iki söz içeren cümleler
kurdum.Nedense başta da söylediğim gibi bu yol önem olarak ilk sırada olan bir
ile bağlantıyı sağlayan bir yol olmasına rağmen sadece Çanakkale-Bursa
istikamettinde yanlış rakam vermek istemiyorum 10 kilometrelik bir kısmında
arazi düzleme çalışması yapılmakta.
Benim kızdığım nokta bu gibi kötü diyeceğim yollarla bu taraflarda
karşılaşmayı beklemiyordum.Çünkü Biga'ya geleli neredeyse bir yıl oldu.Daha
önce görev yaptığım Bingöl'le de arabamla 4-5 seyahat yaptım.Özellikle
Ankara-Kayseri-Sivas-Malatya-Elazığ ve Bingöl yolu boyunca yolların % 90 harika
hani derler ya kaymak gibi yol insan mutluluk duyuyor böyle yollarda seyahat
etmekten.Bu sebebten dolayı bu yolları yapanların ellerine sağlık.Ama gel
gelelim Çanakkale yoluna olay tam tersi,bir de yıllık bakım da amortiser
kırılmasından dolayı 150 ytl civarında para verirsem hiç şaşırmam.
Tamam ihale olaylarını az çok biliyorum.Bir okul veya benzeri bir kamu
ihalesinde olay hemen olmuyor.Bu bürokrasi işi süreci uzun zamana yayıyor.Böyle
olunca da işlerin çoğu parçalar halinde yapılıyor.( ya da yarım kalıyor)
Umarım yakın bir zamanda bu yolu da güzel bir şekle sokarak Çanakkale'ye
yakışır ve sürücülerinde seyahatlarından zevk alır hale getirirler.
Not:Bir rivayete göre asfaltı almanlar bulmuşlar.Yama kavramını da
bizimkiler.Hatta Almanya'da yolda bir sorun olduğunda 50 metrelik kısmını
tamamiyle yenilemektelermiş.Ama bizde ise söküğü diker gibi yama yapmak Alman
mühendisleri hayretlere düşürmüş.Dedim ya rivayet ya da gerçek olabilir.
20 Nisan 2008 11:53 · fizikbilim
· Etiketler
ahmetefe
,
aile
,
akşehir
,
anne
,
arsan
,
atalay
,
baba
,
biga
,
büyümek
,
dünya
,
evlilik
,
hayat
,
yaşam
,
çocuk
İnsanların hayatlarında çok önemli evreler vardır.Bazen bir sınav,bazen iş kurma,bazen de ailesi ile ilgili olaylar.İşte bu önemli evrelerden aile kavramı içinde eşlerin hayata evlilikten sonra ortak bakmayı sağlayan unsur çocuk olsa gerek.Bunu çevremdeki arkadaşlarımın ailelerinde 1-2 yıldır görerek doğrulamaktayım.Hep derler ya çocuk insanı hayata bağlayan evliliği daha da anlamlı hale getiren ve herşeyini ona göre ayarladığın bir olaydır diye.İnsan bu gibi olayları yaşadığı sürece bu ortak bağları görebilmekte.
Bu satırları yazmam her insanda olduğu gibi çocuk sevgisinden ziyade yakın bir aile dostumuzun dünyaya gelen çocuklarından dolayı mutluluklarını paylaşmak içindir.14-Nisan-2008 Pazartesi doğumlu olan Ahmet Efe Biga Devlet Hastanesinde dünyaya gözlerini açmış durumda.Ahmet Efe'ye ve dostlarıma bir ömür boyu mutluluklar diliyorum.Sağlıklı bir ömür umarım onları beklemektedir.Bu arada blogumun isim kahramanları ikiz yeğenleriminin çok yaramazlık yaptığını duydum.Duydum diyorum bizler Biga'da onlar Akşehir'de olunca görüşme imkanı olmuyor ve 3 yaşında olmalarında dolayıda artık çevre ile olan irtibatları daha gelişmiş düzeyde.Bu da anne ve babaya yaramazlık olarak geri dönmekte.Derler ya düşe kalka büyüyecekler beklenende bu zaten bir bakmışşın anasınıfı,bir bakmışşın lise,bir bakmışşın...artık büyümüşler.Ama anne ve babanın gözünde büyümek izafi bir kavram olduğu için onlar hep çocukturlar.Hem Ahmet Efe'nin,hem de Atalay ile Arsan'ın bir ömür boyu çocuk duyguları ile hayata tertemiz bakabilmeleri dileğiyle.
18 Nisan 2008 21:19 · fizikbilim
· Etiketler
arama
,
beşiktaş
,
fenerbahçe
,
futbol
,
galatasaray
,
google
,
motor
,
taraftar
,
tasarım
,
özel
Futbol hiç eskimeyen her zaman heyecanını koruyan bir spor.Özellikle ülkemizde fanatiklik derecesinde yaşanan olaylardan bir tanesi.Bu fanatiklikte bazı kişiler tarafından güzel ve yaratıcı fikirlerle birleşince yeni şeyleri ortaya çıkarıyor.Site tasarımcısı 3 Türk,Google işbirliği ile 3 büyük taraftarın fanatiklerine özel arama motoru tasarlanmışlar.Haliyle 3 büyük denilince akla gelenler Fenerbahçe,Galatasaray ve Beşiktaş bu takımların arama motorlarını görmek için aynı zamanda haber kaynağı olan nethabercilik sitesine bakabilirsiniz.
17 Nisan 2008 00:24 · fizikbilim
· Etiketler
blog
,
blogoyla
,
oy
,
oyla
,
site
,
sıra
,
sıralama
,
web
,
yorum
İnternetin dünyamızı sarması ile hayatımıza yeni kavramlar eklenmiş
oldu.Yeni kavramlar diyorum çünkü bir kere aklımızın bir yerlerine bazı şeyleri
taktık mı artık ondan kurtuluş yok.Sigara gibi tiryakilik yapıyor.Aynı benim ve
benim gibi onbinlerce insanın blog yazması ya da kendi alanında bir web
sitesini yaşatması.Ben amatörce de olsa her ikisinide yapmaya çalışıyorum.Blog
konusunda yeni sayılmama rağmen bu işi sadece içimden gelen şeyleri özgürce
yazmak,düşüncelerimi paylaşmak adına yapıyorum.Aynı şekilde kendi alanımda
(fizik) bilgi sahibi olduğum fizikbilim.com sitesinide yaşatmaya ve bir yerlere
getirmeye çalışmaktayım.İşte bu olaylar benim için tiryakilik derecesine
vardı.Aslında başlarda bu olaylar zararda verdi ama sonraları özellikle fizikbilim.com sitesinin bir
yerlere geldiğini görmek yapılan işin ne derece önemli olduğunu da gösterdi.
Bu yazıyı yazmanın nedeni ''ben şunu yaptım ben bunu yaptım bakın görün'' diye
böbürlenmem değil sadece yaptıklarımı bir iki cümle ile özetleyip blog
olayından bahsetmek.Blog olayı derken blog nasıl yazılır,neden blog yazarken
neler önemlidir şeklinde sorulara cevap aramayacağız.Bu sorulara buradan ya
da şuradan
bakarak kendinize önemli kazanımlar sağlayabilirsiniz.Asıl olayımız yeni bir
(en azından benim yeni gördüğüm) blog değerlendirme sitesi blogoyla.com.Peki bu blogoyla da ne
var ne yok aslında ilk izlenim olarak sade bir tasarım ve çoğunu yakından takip
ettiğim onlarca blog bulunmakta.Bu bloglardan beğendiklerinizi altındaki
yıldızların derecesine göre oylama hakkına sahipsiniz.Ben 10 tane blogu daha
önceden tanıdığım için hemen oyladım.Hemen oylamamın nedeni rss
takibini hergün yaptığım bloglar arasındalar.Artık sizlerde bu yazıdan
sonra bunu daha önce görmüştüm ya da bu blog bayağı sağlammış dediğiniz
blogları hemen oylamaya başlayın derim.Neden mi en azından olaya şöyle bakarsak
blog demek en azından kişinin kendi bilgisini,yorumunu kattığı bir sanal
yazılardan oluşmaktadır.Sanal yazılarda sizlerle aynı ya da farklı doğrultuda
olabilir.Bu bloglarda olayları farklı bakış açılarından görmeniz sağlanmakta.Bu
da sizlere görüş alanınızın genişlemesi olarak geri dönmekte.Ben bu şekilde
bazı konularda özellikle web ve blog konularında belli bir birikim edindim.Ama
benim birikimim zaten kendime yeterli ve benim bu bloglardan alacağım bir
şeyler yok şeklinde diyenlere de diyecek bir şeyim yok.Herkesin kendi bileceği
bir iş.Ama fazla bilgi insanlara farklı görüş,yeni düşüncelerde katabilir.Bu
vakitten sonra keyif sizin ister blogoyla
istersen de blograzzi sitelerinden
yeni bloglarla tanışmak istersen vakit geç değil.